YAPARIM BİLİRSİN

Mavibahçe’de dolanıyordum ve Kenan Doğulu’yla karşılaştım. Gülümseyip selam verince bana gel seninle dondurma yiyelim dedi. Birlikte Maraş dondurması yedik. Sonra gel sana Ayvalık’ta akşam yemeği ısmarlayayım dedi. İşim var dedim gitmedim. Uyandım, niye gitmedim diye düşündüm. Bunu ben hep yapıyordum. Bir adım atıp sonra iki adım uzaklaşıyordum.

Rüyamı terapiste anlattım. Artık Persephone diyeceğim. Kenan Doğulu’nun senin için önemi ne dedi. Ergenken aşıktım ona, hani bir şarkısı var ya ilk çıkış yaptığı, Yakarım Bilirsin, bayılıyordum o şarkıya. Benim bu aşık hallerim babamın çok hoşuna gidiyordu. Kenan Doğulu her televizyona çıktığında beni çağırıyordu. Ben de koşa koşa gidiyordum. Ama artık ona karşı böyle bir hayranlık hissetmiyorum, kesinlikle benim tipim değil.

“Pek niye onunla yemeğe gitmedin?”
“Bu soruyu ben de kendime sordum. Gerçek hayatta da bunu yapıyorum. Yaşamak ve deneyimlemekten korkuyorum…”

Ve sonra derinlere derinlere indik yine. Her detayı anlatmayacağım sana artık, bazı şeyler de ben de saklı kalsın.

Tek bir sey soylemek istiyorum. Bir kadinin halinden ancak bir baska kadin en iyi anlar. Cunku bir erkek ataerkil bir duzende bir insan olmaya calismanin, kendini gerceklestirmek icin kadinin verdigi mucadelenin ne demek oldugunu bilemez; bunun bedellerini nasil odedigini bir kadin duyarliligiyla algilayamaz. Persophone’yle calismak bana bunlar dusundurtuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.