ŞU ÖĞRETME VE ÖĞRENME MESELESİ

Formasyon derslerimi çok sevdiğim çok değerli bir hocadan almıştım. O derslerden aklımda kalan tek bir soru var. “Ne olmazsa öğretim olmaz?” Sınıf? Tahta? Masa? Öğretmen? Öğrenci? Kitap? Müfredat? Hangisi? Cevabın öğrenci olduğunu sınıfta hiç kimse tahmin edememişti. Öğrenci olmazsa kim öğrenecekti? Öğretmenliğimin ilk senelerinde bu gerçekten yola çıkarak öğrencilerime çok yumuşak davrandım. Öğrenme istekleri kırılmasın […]

ARABA

İtalyan asla araba kullanamaz;bir gözü 10, diğer gözü 15 falan; ciddi bir görme bozukluğu var. İtalyan’ın arabası vardı; sürücü koltuğundaydı ben de yanında; arkamızda müdürün karısı vardı; peri kızları kadar güzeldi, sanki 16 yaşında falan gibi duruyordu. İtalyan kontağı çevirdi. Arabayı sürmeye başladı. Ağaçlık bir yere geldik. Evler vardı. “Burası benim evim. Neden buraya geldik?” […]

ELMA PORTAKAL

Dün akşam evde dizi izlerken karnım acıktı. Pazardan meyve almıştım. Daldım mutfağa elmayı soydum portakalı dilimledim. Dizimi izlemeye devam ettim. Elma buzhane elmasıydı. Kütür kütür, sulu, serin, tatlı… Portakalın rengi tam turuncu içindeki taneciklerin hepsi pırıl pırıl parlıyor ve içleri su dolu; ısırdıkça oramı buramı peçeteyle silmeye başladım. Kendi kendime elma ve portakalın ne kadar […]

EVRİMSEL KAVRAYIŞ

Duygularım hep benim için çok değerli olmuştu. Hissettiklerim, hissedip eyleme dönüştürmek için can attıklarım. Yüreğinin peşinden gitmek, hem de dört nala… Son bir buçuk senedir bu duyguları ve arzuları yaptığım yüksek lisans çalışması yüzünden sorgulamak durumunda kaldım. Hatta didik ettim. Sonunda bir baktım ki herşeyin mantıklı, makul bir açıklaması var. Duygular dediğimiz, arzular diye yücelttiğimiz, […]

KÖRLEŞMEK

ATOMİZE OLMUŞ BİREY Bu yazıyı yazmamdaki amaç Elias Canetti’nin “Körleşme” adlı romanını atomizasyon kavramı üzerinden incelemektir. Bu yazı 4 bölümden oluşmaktadır: 1) Elias Canetti’nin kısa bir özgeçmişi 2) Atomizasyon, bireycilik, kitle toplumu kavramlarının açıklanması 3) Körleşme romanının özeti 4) sonuç 1) Elias Canetti Elias Canetti yirminci yüzyıla yazdıklarıyla ve söylemleriyle etkin olmuş çok önemli ve […]

DİŞ

Rüyamda dişim döküldü ve küçücük diş elimde büyüdü. Babamın ölümünden hemen sonra dişlerimin hepsinin teker teker döküldüğünü görmüştüm . Anlamına baktığım zaman çok büyük sıkıntı çıkmıştı. Öyle de oldu. Bu sefer baktığımda anlam değişmişti. Borçlardan kurtulma çıktı. İnsan gerçekten etkileniyor, bu yorumu okuyunca rahatladım. Herşeyi geride bırakmak istiyorum. Herşeyin içine iyi de dahil kötü de… […]

ÖNCE BANA SOR

Geçen hafta Sihirbaz’ın kitap klübüne katıldım. George Perec’in ‘Kayboluş’ kitabı tartışılıyordu. “Kayboluş” kelimesi üzerinden beyin fırtınası yapıldı. Herkes birinci tekil şahısı özne olarak kullanarak düşüncelerini ifade etti. “Yitip gitmem.” “Yok olmam” “Boşlukta salınmam.” Birinci tekil şahısı kullanmak bana kendimi iyi hissettirmiyordu. Çünkü kayboluş kelimesi bana direk babamı hatırlatıyordu. Ve tek kelime kalıyordu aklımda: “Gitti.” Bu […]

MUMBAİ 1; KOCAMAN YÜREKLİ DOSTLAR

12.02.2017 Meditasyon merkezindeki son günümüzde yine her zaman ki gibi sabah 04:00’de kalktık. Meditasyon yerine hocanın son konuşmasını dinledik. Kahvaltıdan sonra kullandığım bütün nevresimleri elimde yıkadım ve onlara teslim ettim. Herkes inanılmaz kaynaştı. Archana’ya söz verdiğim gibi evine gidecektik. Tren yoluna kadar yürüdük. Tren çok kalabalıktı ve kapıları yoktu. İnsanlar kapı olması gereken yerden bedenlerinin […]