KİM BU ÇİÇEK?

Boynu bükük sümbülümü hatırladınız mı?En sonunda dikleşti ve sonra kurudu çiçekleri. Öyle yeşil yeşil yapraklarıyla kaldı.

Bu sümbül tek başına çok yalnız kaldı dedim. Kemeraltına gittim, saksı, toprak ve sekiz tane Karaburun Nergisi soğanı aldım. Satın aldığım adam dediki “Bak göreceksin bu çiçeklerin hepsi açacak ve her biri sana ayrı bir şans getirecek.” ben de “Bunu herkese söylüyor musunuz?” diye sordum.

Sümbülün saksısını değiştirdim kuruyan çiçeğini de kopardım. Çevresine nergisleri ektim. Bir hafta içinde bütün soğanlar işte böyle minik minik filizlendi. Minicik ve sevimliydiler.

Bu bebeklerin adın adım büyümelerini izlemeye başladım.

Büyümeye devam ettiler ve bir süre sonra epey uzadılar. Artık çiçekler açmaya başlar diye beklemeye başladım. Bir de adam her biri ayrı renk açacak falan demişti.

Yeşil yapraklar uzamaya devam ettiler ve bir süre sonra kendilerini taşıyamaz hale gelip saksının yanlarına doğru devrildiler. Görüldüğü gibi ortada çiçek falan yoktu. Ben bu ot yığınıyla nasıl başedeceğim diye kara kara düşünmeye başladım.
Çöp şiş çubukları alıp dikiş ipi yardımıyla her bir soğanı ayrı ayrı destekledim. Artık şu çiçekler açsın da bitsin bu işkence demeye başladım.Çiçekçiye gittim durumu anlattım. Bana mavi bir toz verdi. Çİçeklere verdiğim suya bir çay kaşığı bu tozdan karıştırmamı söyledi. Bu özel bir tozmuş, çiçek açtırıyormuş. Hemen yaptım./caption]
Yeşil yapraklar uzadıkça uzuyordu, çöp şiş çubukları da onları desteklemez hale geldi. Fakat yaprakların arasından dört tane ince dalda uzadı ve uçlarında tomurcuklar vardı. Fakat yeşillikler bu dalları boğuyor ve ağırlaştırıyordu, onlarda saksının kenarlarına düşmeye başladılar. Kimse bana bu uzama durumunu söylememişti!!!!
Bir gün eve geldiğimde hemen hemen bütün yeşil yaprakların ve tomurcuklu dalların yerlerde süründüğünü görünce kendimi kaybettim. Aldım elime makası bütün yaprakları kısacık kestim. Tomurcuklu dalları da duvara dayadım.Yaprakların canının acıdığını ve bana kızdıklarını hissettim ama çaresizdim, daha başka ne yapabilirdim ki? Yapraklar kısa olsa da büyüyeceklerini göz önüne alaraka tek tek çöp şiş çubuklarıyla destekledim ve ipliklerle bağladım.
Nevruz günü ilk çiçek sabahın ilk saatlerinde açtı. Çok güzel ve zarifti. Fakat bu karaburun nergisi miydi?
Bu karaburun nergisiyse benim çiçeğim kim?
Nevruzun ertesi günü yani regaip kandilinde de çiçek coştu. Malesef sadece dört soğandan çiçek çıktı. Diğer dördü yapraklarını da kesince küstü. Anneme gösterdim çiçekleri, orkideye benzetti. Ama orkidenin bu kadar yeşil yaprakları olmuyor. Bir de bu çiçekli dallar da sürekli uzuyor, onları tutturacak uzun sopalar lazım. Nereden bulacağımı bilmiyorum. Bir de annem çiçeklerin yaparaklarını kestiğim için beni eleştirdi. Ne güzel serpiliyorlar, coşuyorlar sen onların canını yakıp iplere bağlıyorsun dedi. Ben de iplerini ve çöp şişleri çıkarttım. Yavaş yavaş uzamaya başladılar bile. İyi güzelde üç önemli problemim var. Ben bu sürekli uzayan çiçek dalları ve yapraklarıyla nasıl baş edeceğim? Diğer soğan fidelerinden çiçek çıkmayacak? Çıkmayacaksa bileyim de söküp evin bahçesine gömeyim bari.KİM BU ÇİÇEK?/caption]
Orkide de böyle bir şey… Kadınlar çiçektir derler ya çiçekler de epey zormuş:))

Basedemedim uzun dallarla olmadi, ciceklerim yerlere dustu. Ben de koparip evde vazoya yerlestirdim. Artik guvendeler ama hala kim oldugunu bilmiyorum🤗

4 thoughts on “KİM BU ÇİÇEK?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.