KARANTİNA

En sonunda Çekirdek Kadro (Peter Pan, Kavalcı, Uyuyan Güzel) evime misafirliğe geldiler. Yağmur ormanlarını, yoga kasesini, şarap bardağını ve havanı çalarak müzik yaptık ve cok eğlendik. Sonrasında akşam Bornova Büyükşehir Belediyesinin “Ziyaret” adlı oyununa gittik. Uzun süredir tiyatroya gitmemiştim, hem oyunun kurgusal yorumu hem de oyunculuk çok iyiydi.

“Ziyaret” adlı oyun, Friedrich Durrenmant’ın “Yaşlı Kadının Ziyareti”(1956) adlı oyununun modern çağa uyarlanmış hali denilebilir. Claire ve Alfred 45 sene önce Karantina kasabasında tutkulu bir aşk yaşarlar. Claire hamile kalınca Alfred çocuğun sorumluluğunu almak istemez ve mahkemede yalancı şahitler tutarak Claire’i karalar. Bunun sonucunda Claire karnında çocukla “Karantina” kasabasını terk etmek zorunda kalır. Alfred evlenir ve bakkalcılık yapmaya başlar.

Oyundan bir sahne, çekerken flaş patladı rezil oldum.

Claire, “Karantina” kasabasını terk ettikten sonra genelevde çalışmaya başlar ve zengin bir iş adamıyla evlenir. Kocasının ölümüyle milyarder olur ve pek çok evlilik yapar. Dünyayı dolaşır ve kaldığı şehirlere büyük bağışlar yapar. Fakat hiç mutlu değildir. Kalbinde 45 sene önce uğradığı haksızlığı hiç unutmamıştır. En sonunda “Karantina” kasabasını ziyaret eder. Karantina kasabası çok fakirleşmiştir. Claire, kasabalılar tarafından sevinçle karşılanır. Kasabalılar bu ziyaretten büyük miktarda para yardımı beklemektedir. Claire yardım etmeyi kabul eder. Bir tek şartı vardır: Adalet. 45 sene önce uğradığı haksızlığın telafisini istemektedir. Ona iftira atıp kasabadan gitmesine neden olan Alfred’in öldürülmesini istemektedir. Kasabalılar ilk önce kabul etmezler. Sonra yavaş yavaş Claire’e yanaşıp onun maddi konforundan yararlanmaya başlarlar. Bol bol alışveriş yapıp borçlanırlar. Ve en sonunda da Alfred’i oy birliğiyle öldürürler. Karantina kasabası da refaha kavuşur. Claire hala mutsuzdur.

TDK, karantina kelimesini “Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi” olarak tanımlıyor. Oyundaki Karantina kasabası sakinleri de çıkarları söz konusu olduğunda her şeyi yapabilecek, ahlak yoksunu bir grup insan. 45 sene önce masum bir kızı para için kasabadan atabildikleri gibi 45 sene sonra yine para için kızın sevgilisini öldürebiliyorlar. Ve bu iki suç eylemini de adalet kılıfıyla gerçekleştiriyorlar. Bu oyun tam 62 sene önce yazılmış fakat ne yazık ki dünyada bazı şeyler hala aynı kalmış.

“Düşüşlerinin son basamağında bile ideallerini bırakmayan “geniş yaratık”ların bizde bu kadar çok olma nedeni budur. İdealleri uğruna kıllarını bile kıpırdatmazlar, azılı birer haydut, hırsız gibi davranırlar; fakat ilk idealerine duydukları saygı hiç kaybolmaz, çok namuslu bir ruha sahiptirler.”
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski, Yeraltından Notlar
Siz Clara’nın yerinde olsaydınız ne yapardınız? İntikam sizce doğru bir yöntem mi? Oyunun sonunda Alfred öldü fakat Clara hala mutsuzdu çünkü gidenler geri gelmiyordu. Hiç kendinizi Clara gibi hissettiniz mi? Yani bir grup insan size çıkarlarına hizmet etmediğiniz için kötü davrandı mı, kendinizi kötü hissettirdi mi? Ben böyle bir durum yaşadım. Uzunca bir süre içimde bir nefretle yaşadım. Adalet yerini bulsun istedim. Fakat bulmadı. Sonra kendime döndüm. Yaşadığım hayatın nefret ettiklerim üzerine kurulu olduğunu gördüm. Kendimi yaşamıyordum, öfkemi sürekli körüklüyordum. Bu karşı tarafı zenginleştiriyor besliyordu. Tıpkı Clara’nın kasabayı zenginleştirmesi gibi. Zor oldu ama affettim ve Allah’a teslim oldum. Bıraktım ilahi adalet işlesin. Ve gerçekten de ilahi adaletin olduğunu anladım. Fakat evrendeki adalet anlayışı bizim zihnimizle kavrayabileceğimiz gibi değil, onun çok daha farklı bir oluşumu var.
Demek istediğim, benim kendi nacizane tavsiyem kimseden nefret etmeyin. Her ne olursa olsun siz içinize dönüp içinizdeki sevgiyi bulun ve onu besleyin. Kötü insanları da Karantina’daki hastalar gibi görün, uzak durun. Ve hayat sizi neye çağırıyorsa ne sizi mutlu ediyorsa ona gidin, ona dört elle sarılın, onun için gece gündüz çalışın. Böylece kötülükten de uzak kalabilirsiniz. Biliyorum çok zor. Hayat sabrımızı, içimizdeki iyiliği ve sevgiyi çok zorlu bir şekilde sınayabiliyor. Siz ne olursa olsun kötülüğe yenilmeyin. İyiliğe, sevgiye ve bunların gücüne inanın çünkü kötülüğü, yozlaşmayı yenmenin tek yolu bu. Yani benim yaşadıklarım bana bunu öğretti. Ben böyle mutlu oldum. Siz başka bir yol daha biliyorsanız, lütfen benimle de paylaşın.
Bu da Çekirdek Kadro’nun ilk müzik klibi☺☺☺

4 thoughts on “KARANTİNA

  1. Oyunun konusu çok güzelmiş. Gerçekten yıl kaç olursa olsun bazı şeyler hiç değişmiyor.

    Hiç kinci bir insan değilimdir ama çok şükür iftiraya hiç uğramadım Ağır bir durum ama dediğiniz gibi ilahi adalet her zaman yerini bulur. İyi bir insan olmaktan vazgeçmemek lazım İntikam almak da görüldüğü üzere insanı huzura erdirmiyor. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.