HADİ KOLAYSA SAKİN OL

Bir insan sokakları süpürüyorsa, Michelangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’ın beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürmelidir. O kadar iyi süpürmelidir ki, cennetin  ve dünyanın bütün sakinleri durup ‘Burada işini çok iyi yapan biri, dünyanın en iyi sokak süpürücüsü yaşadı.’ demelidir.

Martin Luther King Jr.

Geçtiğimiz 3 hafta boyunca insanlardan kaçabildiğim kadar kaçtım, konuşmak durumunda kaldığımda kafamı öne eğdim, göz kontağı kesinlikle kurmadım, mümkün olduğunca evden çıkmadım, evdeki aynaların üstünü örttüm… Çünkü yaptırdığım leke tedavisinin ardından yüzümde derin derin tam 13 tane sivilce çıktı… Bu kadar yoğun sivilce problemiyle uzun süredir karşılaşmadığım için ne yapacağımı şaşırdım, moralim inanılmaz bozuldu, yüzümde sivilce lekeleri kalacak diye çok korktum… Şu anda yüzümde aktif 4 sivilce ve 3 tane iyileşmek üzere olduğu için daha iyiyim!!! İyileşen altı sivilce sağlam lekeler bırakarak gittiler. Bu izlerin de zaman içinde geçeceğini söylediler… Ama bu zamanın ne kadar süreceği konusunda hiçbir bilgi verilmedi. Bakalım inşallah bir hafta içinde düzelir…

Bu süreç içerisinde tekrar meditasyona başladım. Bu sefer nefes meditasyonunu tercih ettim. Sabah akşam yarım saat yapmaya çalışıyorum. Meditasyonla ilgilenenler için Insight Timer telefon uygulamasını tavsiye ederim. Bu uygulama sayesinde meditasyonunuzu bölümlere ayırabiliyorsunuz.

Sezgisel Zamanlama

Meditasyon dışında bir kitap okudum daha doğrusu okuyamadım… Ofisteki masa arkadaşım Şermin Yaşar’ın “Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu” adlı kitabını öve öve bitiremiyordu. Ben de vardır bildiği bir şey diyerek alıp okumaya çalıştım. İlk hikayeleri ağzım açık okudum. Son derece güzel bir dili vardı. Karakterleri diyaloglarla öyle bir canlandırıyordu ki sanki kitaptan atlayıp yanıma gelecek gibiydiler. Fakat konular ve olaylar hep aynı döngü içindeydi. Ölüm, hayatından memnun olmayan fakat elden ne gelir deyip yaşamı kara mizaha boyayan insanlar… İsyankar fakat eylemsiz, tıkanmış, mutsuz insanlar… Ben böyle anladım. Çok sıkıldım ve devam edemedim. Masa arkadaşım sona doğru hikayelerin değiştiğini falan söyledi ama okumak içimden gelmedi. Bu karakterler gri tonlardaydı. Şikayet ediyor ama şükrediyor, mutsuz ama hayat bu ne yapalım deyip boyun eğiyor. Ben siyah ya da beyaz, net karakterler seviyorum.

BBC’nin “Luther” adlı dizisindeki Luther gibi karakterlerin peşine takılıyorum. Luther, son derece akılı, adalet duygusu üst düzeyde gelişmiş, aklına koyduğunu mutlaka gerçekleştiren ve gittiği yolda risk almaktan asla çekinmeyen birisi. Luther bir dedektif ama daha önceden rahipmiş. Polislerin arasında büyümüş ve rahipliği bırakıp dedektiflik yapmaya başlamış. Bu radikal iş değişiminin sebepleri açıklanmıyor. Luther bana gerek ismiyle gerek yaşamıyla biraz Martin Luther King’i anımsattı. İkisi de din adamı ve ikisi de haksızlıklara tahammül edemiyor. Tabi aralarında dönem farkı olduğu için mücadele ettikleri haksızlıklar daha farklı. Mücadele etme yöntemleri ise taban taban tabana zıt. Martin Luther King pasif direnişten yana, bizim Luther direk eyleme geçiyor, kendi yöntemleriyle adaleti sağlıyor ya da sağladığını sanıyor…

15 Ocak Martin Luther King’in doğum günü ve anma günüydü. Söz açılmışken hayranı olduğum bu adamı birazcık anlatayım. Kendisi siyahların oy hakkı, ayrımcılığın sona ermesi, çalışan hakları ve diğer temel haklar için gösteriler ve yürüyüşler organize etti. Ve talep ettiği haklar 1964 yılında çıkan Yurttaş Hakları Kanunu (Civil Rights Act of 1964) ve 1965 yılında çıkan Oy Hakkı Kanunu (Voting Rights Act of 1965) ile Amerikan hukukunda yer aldı. Martin Luther King en çok Washington yürüyüşü sırasında yaptığı “I have a dream” (Bir Hayalim Var) adlı konuşmasıyla ünlüdür. 1964 yılında, 35 yaşındayken Nobel Barış ödülüne layık görülmüştür. 1968 yılında da öldürülmüştür.

BBC dizisindeki Luther, günümüzde beyazlarla birlikte çalışan bir dedektif polistir. Bürokrasinin işleri yavaşlatmasını sevmediğinden çoğu davayı kendi yöntemleriyle çözümler. Haksızlıklar karşısında sinirlenen ve sert tepkiler verebilen bir adamdır. Bu yüzden de çoğu zaman hedef tahtası olur. Sakin, sinsi ve içten pazarlıklı iş arkadaşının ihanetine uğrar. Luther ölesiye yalnız bir adamdır. Başı her zaman dertte olduğu için çevresindeki insanlarda etkilenir.Luther’in kaybedecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Bence Luther’in iki sezon boyunca öldürülmemesinin tek sebebi bir kurmaca dizi karakteri olduğu içindir…

Neden mi lafı bu kadar dolandırıp uzun uzun ikisini anlattım çünkü bunlar asi ruhlar, haksızlıklarla mücadele etmek için her şeyi göze alan ruhlar… Böyle mi olmak gerekli? Herkesin harcı değil sanırım. Susmalı ve işimize mi bakmalı? Böyle de olmuyor. Peki ne yapmalı? Bence iyi bir insan olmanın yollarını araştırmalı ve gerekliliklerini yerine getirmeli… Ezmeden,ezilmeden, sabırla, inançla, azimle… Herkes üstüne düşen sorumluluğun önemini kavrarsa ortada bir sorun kalmaz diye düşünüyorum.

“The moral arc of the universe is long, but it bends toward justice.”

Martin Luther King Jr.

“Evrenin ahlaki yayı uzun, ama adalete doğru eğriliyor.”

Martin Luther King Jr.

“God Befriended Me” adlı dizi bende mutluluk ve iyimserlik hisleri uyandırdı . Miles Finer’ın annesi kanser hastalığını yendiğini öğrendiği günün bir gün sonrasında trafik kazasında ölür. Bu olaydan sonra Miles Tanrı’ya olan inancını yitirir. Din adamı olan babasıyla görüşmemeye başlar. Ve bir gün Tanrı isimli birisi ona sosyal medya üzerinden arkadaşlık isteği yollar ve arkadaş olurlar. Miles bu arkadaşlıktan yardım etmenin sihrini öğrenir ve inancı evirilmeye başlar. Hayatın, yaşamın daha güzel bir yer olduğunu düşünür. Dizi boyunca çeşitli spritüal inançlar ve düşünce biçimleri de vurgulanmakta ve tartışılmaktadır. Son derece sade bir kurgusu olan ve izlerken gülümseten bir dizi…

Luther dizisinin müzikleri tek kelimeyle muhteşem, şiddetle tavsiye edilir.

Baby, do you understand me now?

Bebeğim, beni şimdi anlıyor musun
Sometimes I feel a little mad

Bazen biraz deliriyorum
But don’t you know that no one alive can always be an angel

Ama biliyor musun dünyada yaşayan hiç kimse her zaman melek gibi olamaz?


When things go wrong I feel real bad.

İşler yanlış gidince kötü oluyorum

I’m just a soul whose intentions are good

Ben sadece niyetleri iyi olan bir ruhum
Oh Lord, please don’t let me be misunderstood

Oh Allah’ım, beni lütfen yanlış anlama.

7 thoughts on “HADİ KOLAYSA SAKİN OL

  1. Martin Luther sözü çok hoşuma gitti. Bir insan bir işi yapıyorsa en iyisini yapmalı elinden geldiğince 🙂 Dizi karakterini Martin Luther benzetmeniz ilgimi çekti müsait olduğum zaman diziye bakacağım notumu aldım 🙂 Son olarak da çok geçmiş olsun isterseniz izler için cildiye doktorları krem veriyor bir arkadaşımın bu şekilde izleri tamamen kayboldu.

    Sevgiyle kalın 🙂

    1. martin Luther’in giriş sözünü yazıyı okuduktan sonra bir arkadaşım benimle paylaştı ben de hemen yazıya ekledim. Kendisine buradan da teşekkürler:) Luther etkileyici, tavsiye ederim. Sivilcelerim geçtikten sonra leke durumuna göre doktora gideceğim. Bundan sonra da bu tür bakımlar yaptırmak istersem güzellik uzmanıyım diyenlerin değil, alanlarında uzman olan doktorların dediğini yapacağım. Yine de ucuz atlattığımı düşünüyorum. Allah beterinden saklasın… Yorumlarınız için çok teşekkürler.

      Kucak dolusu sevgiler:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.