EVCİLLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

20.03.2019 Çarşamba

Chow Chow’u kafesinden dışarı çıkarttıktan sonra yaşananların ardından bir kaç gün onunla ilgilenmedim. Sanırım ikimizin de birbirimizi görecek ne takati ne de hali kalmıştı. Sadece temel ihtiyaçlarını karşıladım (kafesini temizledim, yemek verdim, suyunu değiştirdim.)

23.03.2019 Cuma

Her ne kadar Chow Chow’la fiziksel ya da sözel bir iletişim kurmaya çalışmasam da kafamın içinde halletmem gereken bir sorun olarak uçuşuyordu. Yine daha önceden kuş beslemiş ve hala besleyen arkadaşlarıma danıştım. İnternetten Sultan Papağanı bakımıyla ilgili uzun uzun araştırmalar yaptım. Bir nokta çok kesin ve netti: Bu kuşu evcilleştirmem gerekiyordu. Bunun da görünürde sadece bir yolu vardı. Kuşun kafesinden yemlerini alıp biraz aç bırakmak. Kuş iyice acıkınca, avucunun içine bir parça yem koyup kafesin içinden kuşa uzatmak. Aç olan kuş mecburen elinizden yemi yiyecek diyorlar… Bu bana barbarlık gibi geldi. Düşünsene tam sahip köle ilişkisi, bana yakınlık gösterirsen seni iyi beslerim… Hayır bunu yapmayacaktım…

Diğer yandan Chow Chow bana alışmadan kafesinden çıkaramam. Tekrar aynı şeyleri yaşamak istemiyorum.

24.03.2019 Cumartesi
İzmir Kemeraltı’nda sadece kuş satılan bir yer var oraya gittim. Onlarda evcilleştirme yöntemi olarak aynı şeyi söylediler. Kuşun temizliği için bana aerosol adında bir sprey sattılar.

Eve döndüğümde kuşun üzerine sprey sıktım. Sürekli gagasıyla tüylerinin arasını karıştırıyordu. Pis olduğunu düşündüm, bol bol sıktım. Bana yine çok kızdı ve kafesin arka köşesine gidip sırtını döndü.
Aerosol spreyin üstündeki yazıları okudum. Kafes boşken içine sıkın ve 1 saat kuşunuzu kafese koymayın diyordu. Oysa ki Kemeraltı’ındaki adam tam tersini söylemişti. Hatta yanı başındaki kafesin içindeki tavşanın tüylerine spreyi sıkıp nasıl uygulanacağını göstermişti.

Bir türlü net, kesin bilgilere ulaşamıyorum. Kör topal ilerliyorum ve başarılı olamıyorum. Neden Sultan Papağanının eğitimiyle ilgili bilimsel detaylı araştırmalar yok?

24.03.2019 Pazar

Bugünü evde geçirmeyi planlıyordum. Kuşumu evcilleştirmek için gerekli adımları atmaya karar verdim. Fakat tabi ki barbarca davranmayacaktım. Kafesin içinden yemliği çıkardım. Bunun yerine dal darı koydum. Dal darıyı sevmiyordu ve yemiyordu. 2-3 saat bekledim. Sonra elime yem alıp Chow Chow’a uzattım. Bana yine sırtını döndü. Bir saat daha bekledim. Elimde yemle kafesin yanına gittiğimde ne göreyim; Chow Chow büyük bir iştahla dal darıyı afiyetle yiyor. Bir ümitle avucumun içindeki yemi uzattım. Sonucu biliyorsun artık…

Artık bir süre Chow Chow’un yüzünü bile görmek istemiyordum. Bu kuşla başım dertte benim. Dışarı çıkıp evden uzaklaşmam gerek.

Zeyno’yu aradım. Müsaitmiş. Yemeğe gittik. Daha doğrusu Zeyno beni Balıklıova ve Ildır yolu arasında “Hakkı Usta” adında şahsına münhasır bir tandırcıya götürdü. Oğlak etinden yapıyor tandırı ve oğlaklar dağda yetiştiriliyor. Köy ekmeği tıpkı ben küçükken anneannemin yaptığı gibi. İşkembeli nohuttu yerken parmaklarını da yiyebilirsin. Restoran ne kadar mütevazi ve iddiasız görünüyorsa yemekler de o kadar güzeldi… Yolun oralardan geçerse mutlaka dene derim.

Yemekten sonra eve geldim. Bana yokmuşum gibi davranan Chow Chow’la birlikte dizi seyrettim.

25-26-27-28 Mart 2019

İlk gün yine ayrı gayrı, kendi halimizde takılmaya devam ettik. İkinci gün Chow Chow değişmeye başladı. Dizi izlerken çaktırmadan bana bakıyordu. Ben bakınca kafasını çeviriyordu. Sonra ben ilgilenmeyince sürekli bana bakmaya başladı. Ben ilgilenmemeye devam ettim. Bunun üzerine gagasını kafese ve tüneğe vurup ses çıkarmaya başladı. Aynı zamanda da ciyaklar gibi ötüyordu.

Bu kuş beni yormuştu hem de çok…

29.03. 2019 Cuma

Sabaha karşı çok güzel bir rüya gördüm. Rüyamda deniz kıyısında bir yere tatile gidiyordum. Orada sarışın, kâkülü 3-4 yaşında bir kız çocuğu sahipsiz kalıyordu. Bakacak kimsesi yoktu. Bana evlatlık vermek istiyorlardı. İlk başta almak istemiyordum. Bana alışamayacağından, sorumluluğundan korkuyordum. Çocuk beni çok sevdi. Bana sürekli sımsıkı sarılıyor ve öpüyordu. Babam geldi annemle. Tıpkı hasta olmadan önceki gibi sağlıklı ve göbekliydi. Uzun uzun çocukla oynadı. Ağabeyim ve eşi geldi. Onların da çocukları vardı. Ev çok kalabalık oldu.

Sabah uyanır uyanmaz kuşa günaydın dedim ve işe gittim. Eve geç geldim. Bütün gün ders anlatmaktan çok yorulmuştum. Konuşmak istemiyordum. Kafesin karşısında sakız çiğneyip balon patlatmaya başladım. Chow Chow’un çok hoşuna gitti. Beni uzun uzun seyretti. Sonra yemliğindeki çekirdekleri bir bir alıp karşımda çıtlatarak yedi.

30.03.2019 Cumartesi
Mutlu mesut anlarımızdan sonra bana bir cesaret geldi. Yine kafesin içine elimi sokup Chow Chow’a baş parmağımı uzattım. Sonucu söylememe gerek var mı bilmiyorum?

Bugün yaşadığım duyguyu iki kelimeyle tarif edebilirim : Tükenmişlik Sendromu…

30.03.2019 Pazar

İnternet sitemdeki yazılarımı takip eden hayalet arkadaşlarım çeşitli tavsiyelerde bulundular:
• Kafesin içine yeşillik koy, tropikal gözüksün
• Oyuncakları olsun, canı sıkılmasın eğlensin
• Onu kendi haline bırak, zorlama, zaman ver.
Okuldaki bir arkadaşım geçmişte yavruyken aldığı Sultan Papağanına bir ay alışma süresi vermiş. Ve sonra hiç evcilleştirememiş. Geldiği ilk günden itibaren eğitime başlamak şartmış.

01.04.2019 Pazartesi
Bizim evin yakınında bir kuş dükkanı buldum. Onlara da sordum. Verdikleri cevaplardan anladığım kadarıyla bu kuşçular sadece kuş satıyorlar. Kuş eğitimi, kuş psikolojisinden anladıkları falan yok.

Neyse kuş kafesinin içini yeşillikle falan doldurunca kuşa alan kalmıyormuş. Bir tane oyuncak aldım: kuş salıncağı. Bir de bir torba çekirdek aldım. Eve geldim. Bir ümitle kafesini temizledim. Ayrı bir kapta çok sevdiği çekirdeklerden koydum. Salıncağı tepesine astım. Ne mi yaptı? Tabi ki teşekkür edip cik cik ötmedi. Ortalığı birbirine kattı. Çekirdek kabını devirdi. Salıncağı kanatlarını açarak, uçar gibi, yaparak devirmeye çalıştı. Kafesin içinde bir süre debelendi,. Sonra yoruldu ve bana sırtını döndü.

02.04.2019 Salı
Yapabileceğim her şeyi yaptım. Evcilleşmiyor işte. Bıraktım kendi haline. Ben kendimi biliyorum. Eğer bir sorun varsa, eğer bir şey beni rahatsız ve huzursuz ediyorsa, o durumu çözene kadar vazgeçmem, ne yapar ne eder hallederim.

Peki ya şimdi?

03.04.2019
Anlamıyorum bu kuşun insani pek çok özelliği var:
• Kapris yapıyor
• Küsüyor
• Mutlu olunca kendi kendine cırıl cırıl konuşuyor
• İsterse benim dikkatimi çekmek için elinden geleni ardına koymuyor.
• Canı isterse beni taklit ediyor.
• Karnı acıkınca yiyor
Ama iş uzlaşmaya gelince tam bir ejderhaya dönüşüyor.
Şikayetim var!!!

6 thoughts on “EVCİLLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

  1. Bence yeşillikleri sevecektir. Küçükken iki tane muhabbet kuşum vardı yeşillik verdiğimizde dans ediyorlardı 🙂 Arada kafesinden çıkarıp ufak denemelerde yapabilirsiniz zamanla eve alışıp nereye gitmemesi gerektiğini öğrenir 🙂

  2. uzlaşma yanlısı değil bence , otokontrolcü bir kuş . aslında belki normal bile ilerliyor ilişkiniz . her türden bir duygulaşım var çünkü ama sizi bu denli yoran bir şeye dönüşmesi beni gülümsetse de çözüm sunmak için tepkimeye uğratıyor . bence sizin güzel bir akvaryuma ihtiyacınız var .

    1. Hahaha, akvaryum harika olur, şöyle kocaman:) Ama onun için sürekli evde olmak gerek, yanında götüremezsin, bir başkasına geçici bir süre veremezsin. Bu yüzden çok zor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.