DİZİ DİZİ DİZİ


Uzun süredir dizi tanıtmadığımı fark ettim. Epey birikti. Tek tek başlayalım.

TURN UP CHARLIE

Luther dizisinde seyretmelere doyamadığım Idris Elba hangi dizi de oynasa seyrederim.. Dizide Charlie orta yaşlarda doğru düzgün hiç baltaya sap olamamış iyi yürekli bir adam. Hayatı, baş belası, çok bilmiş bir kız çocuğuyla tanışıp ona dadılık yapmak zorunda kaldığı anda değişmeye başlar. Charlie’nin küçük kız çocuğuyla olan ilişkisi ve müzik kariyerinde ilerlemesi dizinin ana konusu. Kolay izlenir bir dizi, boş zamanınız varsa izleyin…

SOMEWHERE BETWEEN

Güney Kore’deki popüler yapımlardan olan “God’s Gift: 14 Days” adlı dizinin Amerikan versiyonu “Somewhere Between”. Laura Price kızının ölümüne engel olmak için zamanda yolculuk yapar. Kızının kim tarafından ve nasıl öldürüleceğini bilmemektedir. Merak içinde, her an tetikte, gerilimli bir mücadele içine girer.

Dizi merak uyandırdığı için sürükleyici. Ama bir şekilde oyunculuk çok yapay  kalıyor. Karakterler sanki dizide sırıtıyor. Örneğin kız çocuğu çok sevimli ama haddinden fazla, annesi çok kaygılı heyecanlı neredeyse akıl hastası gibi…

PENNY DREADFUL

Bu diziyi ağabeyim şiddetle tavsiye etti. İlk başta gene mi vampir dizisi diye burun kıvırdım ama izledikçe hayran kaldım. Penny Dreadful muhteşem bir kombinasyon. Şu ana kadar çekilmiş bütün vampir dizilerini, Frankestein gibi kült karakterleri saygıyla selamlıyor, üstüne İngiliz edebiyatı serpiştiriyor ve dizinin geçtiği dönemdeki tiyatro gibi sanatsal etkinlikleri vurguluyor, sonra da kadın haklarına, feminizme sıkı bir dokunuş yaparak ağzımızı açık bırakıyor.

AMERICAN GODS

Neil Gailman’ın aynı adlı kitabından uyarlanan dizi. Çekimler, karakterler, olaylar ilgi çekici ama çok karışık. Neredeyse bütün Tanrılar toplanmışlar dizi çekiyorlar. Kurgusu oldukça çetrefilli. Bu diziyi izlemeden önce kitapları okumak şart.

LOVE, DEATH AND ROBOTS

David Fincher ve Tim Miller’ında imzasını taşıyan bir mini animasyon netflix dizisi. 18 bölümden oluşuyor ve her bölüm birbirinden bağımsız ve 5-15 dakika sürüyor.  Hemen hemen her bölüm ayrı bir dizi olabilecek zekice bir kurguya, derinliğe ve kaliteye sahip. Keyifle izledim, tekrardan izleyebilirim.

KILLING EVE

Eve, zeki, yetenekli fakat işinde aradığını bulamamış bir ajandır. Villanelle, Dexter kadar karizmatik ve etkileyici bir seri katildir. Bu ikisi şiddetle birbirlerine çekilmektedirler. Her ne kadar bir gerilim dizisi olsa da insan izlerken gülmekten kendini alamıyor. Hikaye ilerledikçe dizi daha da güzelleşiyor.

LOVE,DEATH AND ROBOTS

BATAKLIK (QUICKSAND)

Bataklık, gençlik dizisi kapsamına girebilecek bir İsveç dizisi. Stockholm’de yaşayan lise öğrencisi Maja’nın erkek arkadaşı Sebastian’la başı derttedir. Çok zengin bir ailenin çocuğu olan Sebastian’ın annesi yoktur ve annesinin nerede olduğu hakkında hiçbir bilgisi de yoktur. Parayla her şeyi halledebileceğini sanan babasının sevgi ve şefkatten yoksun bakımına muhtaçtır. Babası her fırsatta Sebastian’ı eleştirmekten geri kalmaz. Sebastian son derece zengin ve son derece mutsuzdur. Tek dayanağı MaJa’dır. Maja ilişki içersinde her ne kadar istemese de Sebastian’ın sorumluluğunu almak zorunda kalmıştır. Bu çarpık ilişki içinde Sebastian’ın durumu git gide kötüye gitmektedir ve Maja’da peşinden sürüklenmektedir. Ve bir gün sınıfta katliam olur ve pek çok kişi öldürülür. Maja’da cinayetten suçlu olarak yargılanmaya başlar. Maja o cinayetleri bilerek mi işlemiştir? Cinayetler kaderin acımasızlığının sonucunda Maja’ya mı kalmıştır? Güzel, düşündürücü ve etkileyici bir dizi.

OA

Ölüm nedir? Ölenler gerçekten toprak olup gidiyor mu yoksa başka bir boyuta mı atlıyor? Eğer ölüm bir boyut değiştirmeyse bu dünyada yaşarken başka boyutlara geçebilme imkanımız var mı? İmkanımız varsa bunun yöntemini nasıl öğrenebiliriz? Acaba birilerinde boyut değiştirmenin şifresini veren kadim bilgiler var mı? Bu bilgilere sahip olanlar ne yapıyorlar? Ve bir bilim adamı ölümden sonrasına merak sarıp kendine özel bir laboratuvar kurup insanları hapsedip denek olarak kullanabilir mi? Ölümden sonraki boyutlar kaç tanedir?

Yukarıda yazdıklarım ve pek çok sorunun cevaplarını veren keyifle izlediğim bir dizi…

Bu şarkı Killing Eve’in müziklerinden bir tanesi…

I got issues, you got ’em too  – sorunlarım var, senin de var
And one of them is how bad I need you
Bunlardan biri de sana ne kadar çok ihtiyacım olduğu
I got issues, you got ’em too  –  Sorunlarım var, seninde var
Cause I got issues, but you got ’em too
Çünkü sorunlarım var ama seninde var

So give ’em all to me and I’ll give mine to you
Bu yüzden seninkileri bana ver ve benimkileri sana vereceğim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.