DERİNLER DERİNLER

Üç hafta önce telefon almayı planlıyordum. Şu yeni çıkan iphonelardan… Sonra bir rüya gördüm. Ve her şey değişti…Rüyamda babam benim evime gelmişti salonda oturuyorduk. Salonda bir yatak varmış. Daha doğrusu yatak yeri… Yatak yeri de sanki üzerin ağır bir şey düşmüş ya da deprem yeri görmüş gibi çökük. Öyle ki içinden betonlar ve demirler gözüküyor.

Zaten telefonu sürekli düşürüyorum. Şimdiki telefonumun arada görüntüsü gidiyor. Umarım beni Almanya’da idare eder. Artık gittiği yere kadar:)

“Baba bana bir usta söyle yaptırayım şu yatağı.”

“Sabret kızım daha zamanı var.”

“Baba yatağın halini görmüyor musun, bir burası kaldı. Altı üstü bir usta adı söyleyeceksin. Şimdi bunu da ben bulacağım, bunu da ben yaptıracağım?”

“Sabret kızım, sabret…”

Uyandım. Yakın zamanda bir iş adamının küçük kızını yıllarca nasıl taciz ettiğini okumuştum gazeteden. Acaba ondan mı etkilenmiştim? İyi ama benim babamla ilişkilerim gayet baba kız ilişkisiydi. Rüyalar ne garipti. Sonra aklıma Sanatçının Yolu kitabı geldi. Her gün sabah bilinç akışıyla yazıyordum. Yazarken bazen yazdıklarıma şaşırıyordum. Yine mi derinlere inmeye başlamıştım. Çok önemsemedim. Derine inmişsem, çıkabilirim de dedim. Hiç bilmediğim, hiç yaşamadığım bir durum değildi ki. Sonra…

Yoga grubumla ilgili son durumu sana anlatmadım. Grup tekrar toplandı. Şu an dört kişiyiz haftada bir ders yapıyoruz. Aramızda çok hoş bir etkileşim oluşmaya başladı. Hepimiz farklı yaşlarda, bambaşka hayatları olan insanlarız. Fakat bir şekilde gruptaki herkes birbirinin ne hissettiğini çok iyi anlıyor ve yine herkes birbirine çok incelikli davranıyor. Bu benim kadınlardan görmeye çok alışık olmadığım bir durum. Ders öncesi ve sonrasında bol bol sohbet ediyoruz. Geçen hafta sohbet ederken Sanatçının Yolu kitabının uygulamalarından, gördüğüm rüyadan ve değişen düşüncelerimden bahsettim. Gruptan bir arkadaş bana bir terapist önerdi. Sadece psikolog olmadığını aynı zamanda da farklı tedavilerde uyguladığını söyledi. İçimde oluşan bu yeni duyguları, hisleri, düşünceleri konuşmaya ihtiyacım var. Telefon numarasını aldım.

Aradım ve ücretini öğrendim. Şöyle bir dondum kaldım. Kendimden gayet memnunum diye düşündüm. Gayet güzel bir hayatım var. Neden terapiye gidip onca para vereyim ki? Zaten telefon almak istiyorum, bir de Almanya’ya gideceğim. Gitmenin uygun bir karar olmadığını anladım. Fakat hafta sonu bir paket sigara aldım ve içtim, abuk sabuk yiyecekler yedim, depresyonda değildim ama bu neydi şimdi? Gitmek istiyordum. Sihirbaz’da da böyle hissetmiştim. Denemem gerekti. Geçen salı gittim. Kadının karşısına oturur oturmaz ağlamaya başladım. Konumuz belli, babamı özledim… Düzeleceksin zamanı var dedi. Hopponopono, aile dizimi, tapping terapi gibi farklı metotları uyguladı. Rahatladım. Haftaya yine gideceğim.

Bu arada yoga grubumla yaptığım yoga dersleri de çok keyifli geçiyor. Çok istekliler ve bana güveniyorlar. Bu durum bende ciddi bir motivasyon yarattı. Bu zamana kadar pek çok eğitim almıştım, bunları yeniden gözden geçirmeye ve gruptaki arkadaşlarımın ihtiyaçlarına göre yoga seanslarımı yeniden şekillendirmeye başladım. Yoga terapiyi de derslerin bir bölümüne entegre ettim. Geçen hafta boyun ve üst omurları rahatlatıcı hareketlere ağırlık verdim. Çok hoşlarına gitti. Gruptaki arkadaşlardan bir tanesi daha hareketli ve enerjik olmak istiyor. Bu yüzden benden güneşe selam serisini hızlıca yapmamı rica ediyor. Ben Güneşe Selam hareketlerini sevmiyorum. Sebebi de bu hareketleri seri halinde hızla yapmak sakatlıklara yol açabiliyor. Enerji veren bir hareket dizisi olduğu kesin fakat enerjiyi hissetmeye başladığın anda duyduğun haz senin dikkatini dağıtabiliyor. Bu enerjiyi daha fazla kullanabilmek için kendini gereğinden fazla zorlayabiliyorsun. Diğer yandan bir senedir yoğun ağırlık çalışıyorum ve son iki aydır da kendi vücut ağırlığımla da antremanlar yapmaya başladım. Demek istediğim beden dinamik bir şeyler de istiyor, sadece yumuşak hareketler yetmiyor. Bu yüzden de internetten yoga videoları izlemeye başladım. Acaba hem vücudu dinamik çalıştıran, çalıştırırken farkındalığı arttıran ve yoga pozlarını kapsayan sağlıklı bir yoga seansı olabilir miydi? Bulduklarım beni çok heyecanlandırdı.

Zeynep Aksoy’un son dönem yoga derslerinin kayıtlı olduğu videolar muhteşem. Zeynep Çelen’de çok iyi. İyi demekle ölçüm yukarıdaki verdiğim tanım. Çok heyecanlandım, hatta eğitmenlik çalışmalarına katılmayı çok istedim. Malesef şu anda ne zamanım ne de param var. Belki ileride… Yine de elimde onların derslerinin ve yoga felsefelerinin bulunduğu ve bana uzun süre yetebilecek bir internet arşivine ulaştım. Hiç yoktan iyidir. Zeynep Aksoy’un Reset adlı bir youtube kanalı da var. Burada hem yogaya dair araştırmalardan bahsediyor, seyircilerin sorularını yanıtlıyor ve meditasyon dersleri veriyor. Artık evde dizi izlememeye başladım, bunun yerine Zeynep Aksoy’un derslerini izliyorum.

En sevdiğim…

Fark ettim ki artık kendime yeni gelir kaynakları yaratmam lazım. O kadar eğitim alıyorum, yazıyorum, para kazanmıyorum. Çünkü nasıl para kazanırım diye düşünmeyi bilmiyorum. Ne diyebilirim ki? Belki bir gün o da olur.

Sevgi ve ışıkla

https://youtu.be/eHzumGuVWVQ

2 thoughts on “DERİNLER DERİNLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.