HAYALET OKUYUCUYA

İki sene düzenli olarak yazdıktan sonra senden ayrı kaldığım bu bir ay çok uzun geldi bana. Diğer yandan bu süreç içersinde birşeyin farkına vardım: biraz araya ihtiyacım var. Yazmadan, kurgulamadan, anlatmadan sadece yaşamaya müthiş bir açlığım var. Tekrar geleceğim hayalet okuyucum; önce biraz mola… Bu süreç içerisinde yüksek lisans tezimi yazacağım, biraz gezeceğim. Bir de […]

LÜTFEN BENİ AFFET

Buraya özgürce yazmak istiyorum. Mutluluklarımdan, sorunlarımdan, düşüncelerimden, okuduğum kitaplardan, gezdiğim gördüğüm yerlerden, gelecek planlarımdan bahsetmek istiyorum. Bu zamana kadar yaptığım gibi… Ama artık haberler çok canımı acıtmaya başladı. Patlayan bombalar, ölen yaralanan insanlar, sonsuzluğa uğradığım arkadaşlarım… Savaş, tecavüze uğrayan ölmek isteyen kadınlar hatta kız çocukları, beyinleri yıkanmaya çalışılan, hiç yere cezalandırılan çocuklar… Canım acıyor, hepsi […]

BİRAZ ARA

Dört beş farklı işle uğraştığım şu günlerde yazma potansiyelim eksilere düştü. Ama aklımda, hep aklımda. Bir süre mola veriyorum. İşleri düzenleyip sağlam bir kafayla yazmaya devam edeceğim.

DUOMO’DA(MİLANO) BİR TÜRK

Sabah 10:31 treniyle Merate’den Garibaldi’ye geldim.Yeşil hatla Cadorna’ya geçtim. Cadorna’dan kırmızı hatta binip Duomo’ya 12:00 sularında vardım. Çok susamıştım ve tuvaletim gelmişti. Üzerinde kocaman kocaman gellatto yazan bir pastaneye daldım ayıp olmasın diye de üç top gelato (İtalyan dondurmasıyla) çıktım. Elimde dondurmam Duomo’nun sol yanındaki sokaktan yürümeye başladım. Parfüm denedim. Yasemin kokulu parfüm istiyorum. Ama […]

MERATE’DE (İTALYA) BİR TÜRK

Milano Ekpresle Garibaldi istasyonuna geldim. Merate’ye gitmek için istasyonun içinden metroya yürürken bu kumrucuk karşıladı beni. Nasıl girdi içeri, niye uçamıyor bilemiyorum ama bu kuşların babamla bir ilişkisi olduğundan şüpheleniyorum. Merate küçük bir İtalyan kasabası. Burada otobüs, taksi gibi ulaşım araçları kullanılmıyor. Genelde villalar var, apartmanlar da kocaman parklarla çevrelenmiş sitelerin içinde. Mimari çok özenli. […]

KADININ ADI YOK

Duygu Asena’nın ‘Kadının Adı Yok’ romanını okuduğumda ortaokul son sınıftaydım. Kitapta bir bölüm vardı. Kız çocuğunun erkek kardeşi sünnet olunca kutlama yapılıp ona hediye verilmiştir. Neden regl olduğu için ona hiçbir şey yapılmadığını hatta bunu kimseye söylememesi gerektiğini merak ediyordu. Evimizin karşısında her tarafı kapalı bir durak vardı. Başı örtülü kızların durağın köşesinde fingirdeleşmelerini izliyordum. […]