ERKEK SAVAR

Bir gün yine Pino’yla konsere gitmek için buluştuk Konser öncesi bir kahve iyi giderdi. En yakın kahveciye daldık. Özellikli bir yerdi, kahve bardağının üzerine o günkü moduna göre bir sticker yapıştırıyorlardı. İlk siparişi ben verdim. “Hangi moddaki stickerdan yapıştıralım?” “Aşık… Bir de Huysuz… İki tane yapıştırsanız olur mu?” “Tabi ki ☺” Benden sonra Pino ne […]

YEDİ KAPILI KIRK ODA –MURATHAN MUNGAN

Murathan Mungan’ın Yedi kapılı Kırk Oda kitabını geçen ay aldım. 2007’de ilk basımı olan bu kitabı nasıl oldu da daha önceden almamışım diye şaşırdım. İlk öyküyü okumaya başlayınca şaşkınlığım daha da arttı çünkü ben bu öyküyü okumuştum. Sonra gittim kütüphanemedeki kitapları tek tek kontrol ettim, bu kitabın 2007 baskısını bulacağımdan çok emindim, bulamadım. Hikayeyi okumaya […]

ANNEM HAKKINDA HER ŞEY 3

Çocukluğumda anneme dair en net hatırladığım kareler onun sürekli hareket ve devinim halinde olmasına dairdir. Sürekli temizlik yapardı. Evin içinde ip atlar, hulolop çevirir, çeşitli beden hareketleri yapardı. Tüm bunlar yetmezdi ona, her bulduğu fırsatta yürüyüşe çıkardı, hem de oldukça hızlı tempoda… Bizi evde yalnız bırakamayacağı için ağabeyimle beni de yürüyüşe götürürdü. Hızına yetişemezdik minik […]

YABANCI DİZİLERDEN SEÇMELER

Dün gece iki saat kadar son yazım için uğraştım. Bitirip tekrar okuduğumda bulunduğum şartlar itibariyle yazıyı yayınlayamayacağıma karar verdim. Minnak belki Ok’ler diye ona yolladım. O da yazıyı sığ buldu, “Daha derinlikli anlatmalısın, bu yazı da boşluklar var ve senin üzülmeni isteyen insanlara koz veriyorsun.Ayrıca yarın bir gün kitapların yayınlanırsa bu yazıyı önüne çıkarıverirler.” dedi. […]

EVET BANA DA BİRAZ TUHAF GELDİ… 1

Bir gençlik romanı yazmaya başladım. Gençlik ve çocuk kitapları okuyordum. Okuduklarımdan mı kendimden çok fazla şey beklememden mi bilmiyorum yazdıklarımın çok kötü olduğunu düşünmeye başladım, kurgu yazmak bana artık keyif vermiyordu, bütün ilham perilerim bir taraflara kaçışmışlardı sanki. Kendi kendime işkence yapmanın bir anlamı yok dedim, kütüphanemin rafındaki isteyipte okuyamadığım kitaplarıma döndüm, bir dergi aldım […]

KİM BU ÇİÇEK?

Boynu bükük sümbülümü hatırladınız mı?En sonunda dikleşti ve sonra kurudu çiçekleri. Öyle yeşil yeşil yapraklarıyla kaldı. Bu sümbül tek başına çok yalnız kaldı dedim. Kemeraltına gittim, saksı, toprak ve sekiz tane Karaburun Nergisi soğanı aldım. Satın aldığım adam dediki “Bak göreceksin bu çiçeklerin hepsi açacak ve her biri sana ayrı bir şans getirecek.” ben de […]

BABAM’IN ANISINA

BABAMIN ANISINA Sekiz yaşındaydım. En iyi arkadaşım Züleyha Nergis’ti. İki tane ilginç adının olması bana hep cazip gelirdi. Benim ismim bilindik ve sadeydi. Ailecek görüşürdük. Züleyha’ların evinin salonlarının köşesinde şehir manzarasına nazır küçük bir bar vardı. Bizim en büyük keyfimiz ayaklarımızın havada sallandığı bar taburelerine oturup Züleyha’nın babasının bizim için hazırladığı meyvesuyu karışımlarımızı içmekti. Bardaklarımızın […]

BEZDİN Mİ BEKİRİM?

BEZDİN Mİ BEKİRİM? “Geldim, gördüm, bezdim…” Çok çok yoğun bir öz sorgulama(aslında bitmedi yoğunluğu azaldı) ve akademik çalışma temposundan çıktıktan sonra şöyle bir zaman ayıramadığım dostlarımla arkadaşlarımla bir hasret gidereyim dedim. Eski dostlar olunca yaşta benim yaş grubum oluyor haliyle. Normalde bilirsin yaşımdan bahsetmeyi sevmem, matamatiksel hesaplarla uğraşmam… Fakat birlikte vakit geçirdiğin sosyal çevre buna […]

ŞİMDİ OKULLU OLDUK

Bu hafta beni çocukluğuma götüren bir kitap okudum. “Ortaokul Hayatımın En Kötü Yılları” Rafe’nin ağzından anlatılıyor. Rafe yaramaz bir çocuk değil ama sanatsal yetenekleri oldukça gelişmiş hiperaktif bir çocuk. Bu yüzden de klasik okul eğitimi ona işkence gibi geliyor. Bu durum aslında bir yerde sağ sol beyin meselesi: sol beynini ağırlıklı kullanan insanlar analitik bir […]

ADANA-MERSİN: MELAHAT NİYE BİZİMLE GELDİN?

Adana’nın Hatay’la kıyaslandığı zaman gerçek bir il olduğunu söylemek doğru olur. Büyük otobüsleri, geniş yolları, her çeşit mağazası, Starbucks, Japon restoranı hepsi var. İnsanları güler yüzlü ve yardımsever. Hatay’ın kültürel dokusu Adana’da olsaydı mükkemmel bir şehir olurdu. Adana İbis’te kaldık, hem uygun fiyatlı hem de rahat kullanımlı odaları vardı. Adalet işleri olduğu için hemen gitti, […]