YARALI CEYLAN SENDROMU

Aslında içten içe hep yapamadığım için üzüldüğüm ve bir o kadar da gerçekleşmesinden adım kadar korktuğum şeyler var bu hayatta… Çözümün ne olduğunu zihnimde çok iyi bildiğim fakat iş pratiğe gelince donup kaldığım. Gerçekleştirdiğim, kendime ve hayata olan inancımı perçinlediğim pek çok deneyim yaşadım. Bunların aslında hiçbiri birazdan itiraf edeceklerim kadar önemli değil. Aslında her […]

BABAMIN JAMES BOND ÇANTASI

Uzun zaman oldu ondan bahsetmeyeli… Unuttuğumdan sanma sakın , sadece acıtasyon yapmamak içindi… Artık itiraf ediyorum son üç yazımın yazılmayan son cümlesi şöyleydi: Keşke bugünleri birlikte görebilseydik. Ya da Burada olmanı çok isterdim. Senin yün el örgüsü krem rengi bir hırkan vardı. Hırkayı hiç giydiğini hatırlamam. Sen hırkayı omuzlarına atardın; ellerini de hırkanın ardından belinde […]

ŞUNDAN BUNDAN HAYATIMDAN

Rahatlayan programımla yavaş yavaş kendi hayatımı buluyorum. Ne mutlu bana ki bu dönem eskisinden çok daha güçlü ve mutluyum. Yeni hayatıma yavaş yavaş yerleşiyorum. Ev işlerini yoluna koydum sayılır. Alınacak bir abajur kaldı sadece; bir de masa örtüsü… Güzel, huzurlu bir ev oldu. Geçen gün çay makinesinde birikmiş kireci temizlemek için içine iki litre sirke […]

ELMA PORTAKAL

Dün akşam evde dizi izlerken karnım acıktı. Pazardan meyve almıştım. Daldım mutfağa elmayı soydum portakalı dilimledim. Dizimi izlemeye devam ettim. Elma buzhane elmasıydı. Kütür kütür, sulu, serin, tatlı… Portakalın rengi tam turuncu içindeki taneciklerin hepsi pırıl pırıl parlıyor ve içleri su dolu; ısırdıkça oramı buramı peçeteyle silmeye başladım. Kendi kendime elma ve portakalın ne kadar […]

ÖNCE BANA SOR

Geçen hafta Sihirbaz’ın kitap klübüne katıldım. George Perec’in ‘Kayboluş’ kitabı tartışılıyordu. “Kayboluş” kelimesi üzerinden beyin fırtınası yapıldı. Herkes birinci tekil şahısı özne olarak kullanarak düşüncelerini ifade etti. “Yitip gitmem.” “Yok olmam” “Boşlukta salınmam.” Birinci tekil şahısı kullanmak bana kendimi iyi hissettirmiyordu. Çünkü kayboluş kelimesi bana direk babamı hatırlatıyordu. Ve tek kelime kalıyordu aklımda: “Gitti.” Bu […]

BEN SADECE İNSANIM

Yeni bir yıla girmemize saatler kaldı. Ve bu yazımı aslında 2016 yılımı değerlendirip 2017 yılı için olan umutlarımı ve hayallerimi yazmak için planladım. Sonra aklıma ülkenin durumu geldi. Art arda patlayan bombalar, ölen şehitlerimiz, darbe…Ve sonra benim küçük dünyam ve kaygılarım. Böyle düşününce bu yazıyı silip sonra da uyuyasım ve sonra da hiçbir şey yapmayasım […]

TAKDİRİ İLAHİ

Yazılarımda hatırladığım kadarıyla magazinsel hiçbir veri kullanmadım bugüne kadar. Magazini sevmediğimden değil, aksine her sabah belli başlı gazetelerin magazin sayfalarına bakarım. Bu beni eğlendiriyor. Düşünmeden eğlendiriyor. Ama iki gün önce bir resim gördüm. Ne düşüneceğimi şaşırdım. Babayla oğul koltuğun üzerinde yatıyorlar. Oğul dediğin yirmili yaşlarda, kapkara bir adam. Babasının göğsüne yatmış ve sımsıkı sarılmış, baba […]

ADAM: YOKLUĞUNDA ÇOK KİTAP OKUDUM…

Çok duygusalım bugün… İçimde kime ve niye olduğunu bilemediğim bir özlem var… Bu iki şarkı geçmişten yerleşti ruhumun ritimlerine. Bakıpta güldüğün o anları tutamaz yerini hiç kimse yerini hiç kimse bilemez Yokluğunda çok kitap okudum aradım neredesin, nerede? Sevipte söyleyemediğim şarkılar var Bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler Keşke,keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları Düşlerim […]

İKİ ARADA BİR DEREDE

O uzun hatta upuzun bayram tatili sonrası İzmir’e dönünce anladım ki İzmir’i özlemişim. Çalışmayı özlemişim. Şehir hayatını özlemişim. Bir de Ab-ı Hayal’de son günlere doğru gecenin bir yarısı uyanmaya başlamıştım. Kalbimde, yüreğimde bir sızı, sanki yeni oluşan bir yaranın ilk demleri gibi. Avuç içlerimle kapattım acıyan yerlerimi, iyi geldi. Aslında bu acı geçmişten tanıdık geliyordu […]

GEVREK GEVREK

Evi 21 Ağustosta aldım ama daha yerleşmek adına çok yol kat edebilmiş değilim. Çamaşır makinası, buzdolabı ve bulaşık makinesi aldım. Fakat kargo ve servis saatlerini ayarlamakta zorlandım. Bir kaç küçük problem yüzünden eşyaların değişmesi gerekti, araya da bayram girdi. Bir güzel temizlettiğim evime kargocular, servis elemanları girip çıkınca, kutularda evin içinde açılınca ev yine pislendi. […]