ÖNÜMDE BOŞ BİR UZAM

Bu aralar yoğun iş tempom ve kişisel bir takım sebeplerden yeni bir roman ya da hikaye üzerinde çalışamıyorum. Neil Gaiman’ın MasterClass derslerinde paylaştığı çalışma kitabındaki dersleri okuyup verdiği ödevleri yazmaya başladım. Böylece belki de yeni bir kitap için malzeme ya da Neil Gaiman’ın deyimiyle “çöp kutusu “oluşturmuş oluyorum. Bu arada hayatta yapmak istediklerime bir dilek […]

MİDİLLİ 1: DEDEMİN BAKKAL DEFTERİ

Benim baba tarafım Midilli göçmenidir. Babamın dedesi kaptanmış. Hatta çalışma odamda büyük dedeme ait olduğunu düşündüğüm kocaman bir çıpa resminin üstüne Osmanlıca yazılı bir belgeyi çerçeveletip duvarıma astım. 2. Dünya savaşı mübadele zamanında büyük dedem bütün ailesini teknesine yerleştirip onları Ab-ı Hayal’e bırakmış. Sonra tek başına kalan eşyaları almak için dönmüş; yolda onu Yunanlılar öldürmüşler. […]

URFA 4 : HARRAN ve TEK TEK DAĞLARI MİLLİ PARKI

Gezinin en enteresan bölümü Harran ve Tek Tek Dağlarında tek tek gezdiğimiz antik şehirler ve kalıntılardı. Akıl almaz bir tarih buralarda öylece duruyordu. Çok azı koruma altına alınmıştı. Genellikle yerel halk bu antik yerlerde yaşıyordu. Buralara pek yerli turist gelmiyormuş. Arada bir iki otobüs dolusu yabancı turist gelip detaylı bir biçimde gezip dolaşıyormuş. Şimdi gözlemlerimi […]

OLSUN.

“İkinci defa yaşıyormuşçasına ve ilk kez şimdi yapmak üzere olduğunuz gibi hatalı hareket etmişçesine yaşayın.” Victor E. Frankl Geçen sene Berlin’e gittiğim zaman insanların anlayışlı ve yardımsever hallerinden çok etkilendim. Yolda sokakta yol sorduğum zaman uzun uzun anlattılar; sonra gözlerime bakıp anlamadığımı anlayıp akıllı telefonlarını açıp fotoğraflarla tarif ettiler. O kadar yer gezdim, hiç kimse […]

HER KUŞA BİR YUVA

Netflix aboneliğim 11 Haziranda bitiyor. Kesinlikle yenilemeyeceğim. Neredeyse bütün boş zamanlarımda dizi izliyorum. Dizinin bir sezonunu en fazla iki günde bitiriyorum. Garip garip korku dizileri izlemeye başladım. Bu gidişat iyi değil. Dizi izlemek yerine yazacağım, en azından daha anlamlı, yaratıcı bir eylem… Tabi hiç dizi izlemeden yapamam… Alışkanlık var tabi… Bu ayarsız dizi izleme alışkanlığımı […]

ÇIĞLIK: RUHUN İÇSEL RESİMLERİ

Geçen sene bir arkadaş bana ”Savaşçı Tanrıçanın Yolu” adında bir kitap tavsiye etti. Açıkçası adı çok iddialı geldi. Başlığın altındaki yazı daha da iddialıydı: Olmanız gereken kadın olun… Bir kere neden insan değil de kadın? Olmam gereken bir zaruri durum mu varmış? Kitabı yine de aldım ve geçen hafta okudum. Kitap şu zamana kadar okuduğum […]

BAL BÖCEĞİ

Bu hafta sana yazı yazmaya başlamakta çok zorlandım. İstemediğimden değil, anlatacağım konunun sıkıntısından. Aslında her şey yolunda gidiyordu. Chow Chow’a evde onunla ilgilenemediğim zamanlar kuş sesleri dinletmeye başlamıştım. Chow Chow gaklar gibi çıkan melodileri bir yana bırakıp bül bül gibi şakımaya başlamıştı. Özellikle ben telefonla konuşurken yüksek sesle ötüyor ve sesimi bastırmaya çalışıyordu. Duyanlar hayran […]

EVCİLLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

20.03.2019 Çarşamba Chow Chow’u kafesinden dışarı çıkarttıktan sonra yaşananların ardından bir kaç gün onunla ilgilenmedim. Sanırım ikimizin de birbirimizi görecek ne takati ne de hali kalmıştı. Sadece temel ihtiyaçlarını karşıladım (kafesini temizledim, yemek verdim, suyunu değiştirdim.) 23.03.2019 Cuma Her ne kadar Chow Chow’la fiziksel ya da sözel bir iletişim kurmaya çalışmasam da kafamın içinde halletmem […]

ELEŞTİREL DÜŞÜNCEYE ÖVGÜ

“Yürekten gelene inanmış bir aklın önünde hangi mantık durabilir ki?” Hafta sonu saat 10:00-16:00 saatleri arasında ODTU mezunlar derneğinde düzenlenen “Eleştirel Düşünce” başlıklı seminere gittim. Salon sımsıkı doluydu. İzleyici kitlesi farklı yaş gruplarından ve meslek dallarından gelen insanlardı. Herkes pür dikkat anlatılanları dinledi, sorular sordu, yorumlar yaptı. Hocalar büyük bir sabır ve özveriyle sunumlarını gerçekleştirdiler. […]

VAR MISIN YOK MUSUN?

“Karaya ve denize hâkim olmaksızın da soylu eylemlerde bulunabiliriz. (…) Mutlu insanın fazla şeye ihtiyacı yoktur.” Aritotoles Her sabah internetten magazin haberlerine şöyle bir bakarım. Kafamı dağıtır, eğlendirir, severim. Geçen ay bir magazin haberi beni düşündürdü. Kerimcan ve Şeyma Subaşı’yla ilgiliydi. Yazar bu ikisinin hiçbir özelliği olmadığı halde nasıl bu kadar özgüvenli olduklarını sorguluyordu ve […]