KEŞKE…

Çocuk romanımın ilk taslağını bitirdikten sonra ağabeyimin senaryo yazarı bir arkadaşıyla denk geldim. Yazdığımı öğrenince çok ilgilendi. Bir kaç soru sordu, çocuk romanı yazdığına emin misin? dedi. Sonra kitabın ilk iki bölümünü okudu ve abartmıyorum en az 30 soru sordu romanla ilgili. Ne yazık ki ben yarısını cevaplayamadım. Karakterlerde, kurguda, çatışma örgülerinde problemler vardı. Biraz […]

YOLA DEVAM

Hayatta mucizeler olduğuna inanıyorum. Olmaz dediğimiz olabiliyor. Diğer yandan bir mucize hayatın bütününü mucizeye çevirmiyor. Hayat aynen devam ediyor tüm acımasızlığı, zalimliği, acı tatlı süprizleri, mutlulukları, kandırmacaları her şeyiyle devam ediyor. 2018 yapımı “Life Sentence” (Ömür Boyu Hapis Cezası) adlı diziyi izlerken kendime ve yaşama dair epey düşündüm. Stella, ölümcül bir kansere yakalanıyor. Sekiz senelik […]

19 MAYIS VE YARATICI GENÇLİK

Kalamar Pansiyon – Hanzade Servi Hanzade Servi’nin bu kitabında neredeyse yok yok. Aksiyon, gizem, macera, hüzün, sevinç, acı… Kitabı sanki küçük bir çocuk yazmış gibi, kitabın dilinin de kendine has bir müzikalitesi var. “Bazı mucizeler, sadece size özeldir.” Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk – Hanzade Servi Hanzade Servi’nin 2016 yılında yayınlan bu kitabı içinde yer alan […]

ANNEM HAKKINDA HER ŞEY 3

Çocukluğumda anneme dair en net hatırladığım kareler onun sürekli hareket ve devinim halinde olmasına dairdir. Sürekli temizlik yapardı. Evin içinde ip atlar, hulolop çevirir, çeşitli beden hareketleri yapardı. Tüm bunlar yetmezdi ona, her bulduğu fırsatta yürüyüşe çıkardı, hem de oldukça hızlı tempoda… Bizi evde yalnız bırakamayacağı için ağabeyimle beni de yürüyüşe götürürdü. Hızına yetişemezdik minik […]

BABAM’IN ANISINA

BABAMIN ANISINA Sekiz yaşındaydım. En iyi arkadaşım Züleyha Nergis’ti. İki tane ilginç adının olması bana hep cazip gelirdi. Benim ismim bilindik ve sadeydi. Ailecek görüşürdük. Züleyha’ların evinin salonlarının köşesinde şehir manzarasına nazır küçük bir bar vardı. Bizim en büyük keyfimiz ayaklarımızın havada sallandığı bar taburelerine oturup Züleyha’nın babasının bizim için hazırladığı meyvesuyu karışımlarımızı içmekti. Bardaklarımızın […]

ŞİMDİ OKULLU OLDUK

Bu hafta beni çocukluğuma götüren bir kitap okudum. “Ortaokul Hayatımın En Kötü Yılları” Rafe’nin ağzından anlatılıyor. Rafe yaramaz bir çocuk değil ama sanatsal yetenekleri oldukça gelişmiş hiperaktif bir çocuk. Bu yüzden de klasik okul eğitimi ona işkence gibi geliyor. Bu durum aslında bir yerde sağ sol beyin meselesi: sol beynini ağırlıklı kullanan insanlar analitik bir […]

ÖYKÜLERİMİZ HİÇ BİTMESİN

Bugün düşündüm de iyi ki bir öyküm var ve bununla doya doya ilgilenebiliyorum, ona sahip çıkıp değiştirebiliyorum. Onunla dönüşüyorum, gelişiyorum, büyüyorum. İyi ki başka öyküler var ve onlarla fiziksel olarak birlikte olmasam da omuz omuza yürek yüreğe yaşayabiliyorum. Birbirimizin dilini kelimelerin gölgesinden çözümleyebiliyoruz. Bir dilsiz gibi susup, bir heykeltıraş gibi okuduğumuz öyküleri ellerimizle yeniden biçimlendiriyoruz. […]

BÜYÜMEK YA DA BÜYÜMEMEK 1

Hayatım boyunca insanlar beni “çocuk gibi” olmak konusunda ya eleştirdi ya da öyle olduğumu düşündükleri için beni çok ciddiye almaya değer görmedi. Oysa ki bu sözlerin muattaplarının hayatlarını, olaylar karşısındaki gösterdikleri yapmacık tepkilerini ve sezgilerimle kolaylıkla öngörebildiğim gizlediklerini anlayınca doğru yolda olduğuma bir kez daha emin oldum. Benim için büyümek kağıt bebek gibi olmaktı. Kağıt […]

ANNEM HAKKINDA HER ŞEY 2: BU CÜCELER KİM?

Bilimadamları ne derse desin annelik içgüdüsü diye birşey olmadığını hep söylemişimdir. Bana annelik içgüdüsü, toplumun soyunu devam ettirmek için kadına dayattığı bir yük gibi geliyor. Yüksek lisans tezim için çocukluk tarihini incelerken de düşündüklerimin doğru olduğuna kesinlikle kanaat getirdim. Ortaçağda çocukluk diye bir kavram olmadığını biliyor muydunuz? “Ortaçağ’da çocukluk yedi yaşında biter yetişkinlik başlardı. Çünkü […]

TOSKANA GÜNLÜKLERİ 8: KÖTÜ ÇOCUK

10.08.2017 -25.08.2017 Toskana’ya gitmeden önce çocuk kitapları yazarı olan dostum Minnak’la onun imza günü etkinliğine gitmiştik. O kitapları imzalarken ben çocuk ve gençlik edebiyatı kitaplarına göz gezdirmeye başladım. Görevli yanıma geldi ve ne aradığımı sordu. Ben de durumu açıkladım. Minnak’ın arkadaşım olduğunu öğrenen görevlinin gözlerinin içi parladı, meğersem kızı Minnak’ın kitaplarına bayılıyormuş. Sonra bir iç […]