ŞEKERONYA

“Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. Cevapları şimdi arama. Şu anda cevaplar sana verilemez çünkü sen onları yaşayamazsın. Bu her şeyi o an yaşama meselesidir. Şu anda soruyu yaşaman gerekiyor. Belki daha ileride, farkına bile varmadan, günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın. Rainer Maria Rilke” Hayatımın belli bir döneminde o zamanlar hayatımda olan […]

YARATICILIK ÜZERİNE

Julia Cameron’un Sanatçı’nın Yolu adlı kitabındaki programı uygulamaya başladım. 12 haftalık bir yaratıcılığı uyandırma programı olan bu kitapta hafta hafta uygulanması gereken çalışmalar var. Öncelikli olarak her gün sabah kalkar kalkmaz bilinç akışıyla üç sayfa yazı yazman gerekiyor. Üç gündür yazıyorum ve bana yeni açılımlar kazandırmaya başladı. Daha önceden fark etmediğim olayları ve detayları yazmaya […]

BENİ SEV

Hissettiğim bu yazma arzusunun gerçekleştirememenin getirdiği baskıyla bir kurs arayışı içine girdim. Belki teknik olarak bir şeyler öğrenirsem ve bu işi başarmış insanların enerjisine ucundan kıyısından temas edersem motive olurum, içimdeki isteği pratiğe geçirebilirim diye düşündüm. İnan bana böyle yaşamak arafta olmak gibi. Düşünsene bir şeyi yapmayı çok istiyorsun, ne yapsan bu tutkuyu bastıramıyorsun ve […]

KEŞKE…

Çocuk romanımın ilk taslağını bitirdikten sonra ağabeyimin senaryo yazarı bir arkadaşıyla denk geldim. Yazdığımı öğrenince çok ilgilendi. Bir kaç soru sordu, çocuk romanı yazdığına emin misin? dedi. Sonra kitabın ilk iki bölümünü okudu ve abartmıyorum en az 30 soru sordu romanla ilgili. Ne yazık ki ben yarısını cevaplayamadım. Karakterlerde, kurguda, çatışma örgülerinde problemler vardı. Biraz […]

YOLA DEVAM

Hayatta mucizeler olduğuna inanıyorum. Olmaz dediğimiz olabiliyor. Diğer yandan bir mucize hayatın bütününü mucizeye çevirmiyor. Hayat aynen devam ediyor tüm acımasızlığı, zalimliği, acı tatlı süprizleri, mutlulukları, kandırmacaları her şeyiyle devam ediyor. 2018 yapımı “Life Sentence” (Ömür Boyu Hapis Cezası) adlı diziyi izlerken kendime ve yaşama dair epey düşündüm. Stella, ölümcül bir kansere yakalanıyor. Sekiz senelik […]

19 MAYIS VE YARATICI GENÇLİK

Kalamar Pansiyon – Hanzade Servi Hanzade Servi’nin bu kitabında neredeyse yok yok. Aksiyon, gizem, macera, hüzün, sevinç, acı… Kitabı sanki küçük bir çocuk yazmış gibi, kitabın dilinin de kendine has bir müzikalitesi var. “Bazı mucizeler, sadece size özeldir.” Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk – Hanzade Servi Hanzade Servi’nin 2016 yılında yayınlan bu kitabı içinde yer alan […]

ANNEM HAKKINDA HER ŞEY 3

Çocukluğumda anneme dair en net hatırladığım kareler onun sürekli hareket ve devinim halinde olmasına dairdir. Sürekli temizlik yapardı. Evin içinde ip atlar, hulolop çevirir, çeşitli beden hareketleri yapardı. Tüm bunlar yetmezdi ona, her bulduğu fırsatta yürüyüşe çıkardı, hem de oldukça hızlı tempoda… Bizi evde yalnız bırakamayacağı için ağabeyimle beni de yürüyüşe götürürdü. Hızına yetişemezdik minik […]

BABAM’IN ANISINA

BABAMIN ANISINA Sekiz yaşındaydım. En iyi arkadaşım Züleyha Nergis’ti. İki tane ilginç adının olması bana hep cazip gelirdi. Benim ismim bilindik ve sadeydi. Ailecek görüşürdük. Züleyha’ların evinin salonlarının köşesinde şehir manzarasına nazır küçük bir bar vardı. Bizim en büyük keyfimiz ayaklarımızın havada sallandığı bar taburelerine oturup Züleyha’nın babasının bizim için hazırladığı meyvesuyu karışımlarımızı içmekti. Bardaklarımızın […]

ŞİMDİ OKULLU OLDUK

Bu hafta beni çocukluğuma götüren bir kitap okudum. “Ortaokul Hayatımın En Kötü Yılları” Rafe’nin ağzından anlatılıyor. Rafe yaramaz bir çocuk değil ama sanatsal yetenekleri oldukça gelişmiş hiperaktif bir çocuk. Bu yüzden de klasik okul eğitimi ona işkence gibi geliyor. Bu durum aslında bir yerde sağ sol beyin meselesi: sol beynini ağırlıklı kullanan insanlar analitik bir […]

ÖYKÜLERİMİZ HİÇ BİTMESİN

Bugün düşündüm de iyi ki bir öyküm var ve bununla doya doya ilgilenebiliyorum, ona sahip çıkıp değiştirebiliyorum. Onunla dönüşüyorum, gelişiyorum, büyüyorum. İyi ki başka öyküler var ve onlarla fiziksel olarak birlikte olmasam da omuz omuza yürek yüreğe yaşayabiliyorum. Birbirimizin dilini kelimelerin gölgesinden çözümleyebiliyoruz. Bir dilsiz gibi susup, bir heykeltıraş gibi okuduğumuz öyküleri ellerimizle yeniden biçimlendiriyoruz. […]