Bu 5 Kişi Herkes Olabilirdi


“…Ve ben zaman içinde öğrendim ki her paylaşım yazıya, söze, karşılıklı görüşmeye dökülmüyor. Bazıları kalpten kalbe bir bağla kuruluyor. Ve bu çok değerli…” 

Yaklaşık dört sene önce internet sitemi kurmaya karar verdim. Niyetim sadece yazmaktı. Kimsenin okuması umurumda değildi diye bir cümle yazmak isterdim ama kesinlikle umurumdaydı. Yoksa neden yazılarımı yayınlamak için bir internet sitesi kurayım ki? Bir sene boyunca düzenli olarak yazdım fakat yazılarımı hiçbir yerde paylaşmadım ve internet sitemden yakın çevremden çok az kişiye bahsettim. Çünkü yazdıklarımdan utanıyordum, onları değersiz ve kötü buluyordum. Kimsenin onları okumak istemeyeceğini düşünüyordum. Bir süre sonra içimdeki bütün taşları ortaya döktükten sonra şöyle bir rahatladım. Benim sınırlarıma göre en yazılmayacak şeyleri yazmıştım ve hiçbir şey olmamıştı. Demek ki ben de bir problem yoktu…Kendimle barışmaya başladım. Gerçek sandıklarımın bir illüzyondan ibaret olduğunu anlamaya başladım. 

“I can shake off everything as I write; my sorrows disappear, my courage is reborn.” Anne Frank

“Yazarken her şeyi silkip atabiliyorum: üzüntüm kayboluyor, cesaretim yeniden doğuyor.” Anne Frank

Sonra okunmak istedim. Yazılarıma yorum yapılsın, bol bol beğenilsin istedim. Olmadı… Yazılarımı paylaşmaya başladım yine olmadı… Sonra bir gün bana kimliğini açıklamayan bir okuyucum ileti yolladı. Dedi ki diğer yazarların yazılarına yorum yapmazsam kimse bana yorum yapmazmış. Ben de diğer blog sahiplerinin yazılarına yorumlar yazdım. Yazılarıma yorumlar gelmeye başladı. Fakat o kadar yoğundum ki bu okuyup yorum yapma işinde çok istikrarlı olamadım. Ve yazılarıma nadiren yorum yapılmaya başlandı. Beş on tane beğeni alıyordum. Hepsi bu kadar. Okuyucularımın hayaletler olduğunu düşündüm yazmaya devam ettim. Çünkü…

“All I need is a sheet of paper and something to write with, and then I can turn the World upside down.” Friedrich Nietzche

“Bütün ihtiyacım olan bir tabaka kağıt ve yazacak bir şeyler, ve sonra bütün Dünya’nın altını üstüne getirebilirim.”

Bir gün internet sitemin ortalama kaç tane düzenli okuyucusunun olduğunu öğrenebileceğim bir program keşfettim. Sadece beş kişinin düzenli olarak yazdıklarımı okuduğunu öğrenince önce çok üzüldüm çünkü ben herkes okusun istiyordum. Sonra yakın çevremdeki insanları düşündüm çok çok azı benim ne düşündüğüm ve ne hissettiğimle ilgilenmişti. Aslında babam öldüğünden beri hep bir boşluk hissetmiştim çünkü kimselerle yazabildiğim gibi konuşamamıştım. Oysa ki şu koskoca evrende tam beş kişi benim yazdıklarımı takip ediyordu. Benim ne hissettiğim ve düşündüğümle ilgileniyordu. Bir anda
çok mutlu oldum. Düşünsene bu beş kişi herkes olabilirdi. İçlerinden sadece bir tanesini biliyordum çünkü o düzenli olarak yorum yazıyordu. Yalnız değilsin Melike dedim kendi kendime, sesini duyanlar var. 

Yazmaya devam ettim. Yazdıkça daha çok yazmaya başladım. Yeni bir çocuk kitabı yazdım, günlük tutup sadece kendime yazmaya başladım. Ve bir gün  www.urfa.com’dan köşe yazarlığı teklifi geldi. İnternet sitemde yazdıklarımı ilk önce orada paylaşmaya başladım… Hala yazılarıma çok az yorum geliyordu, beğeni sayısı 15-20 arasında dolanıyordu. Fakat artık bu benim için önemini yitirmişti. Hissettiğim bir şeyler vardı, kurduğum bir bağ vardı. Ve bu her neyse babamın ölümüyle açılan o koca boşluğu dolduruyordu. Ve ben zaman içinde öğrendim ki her paylaşım yazıya, söze, karşılıklı görüşmeye dökülmüyor. Bazıları kalpten kalbe bir bağla kuruluyor. Ve bu çok değerli…  

Geçen gün yazı işleri müdürüyle mesajlaşma fırsatım oldu. Bana yazılarımın okunduğunu ve beğenildiğini söyledi. Bir kaç kişinin yazılarımı takip ettiğini biliyordum ama daha fazlası olabileceğini düşünmüyordum. Sonra bana son yazımı kaç kişinin okuduğunu söyleyen şu mesajı attı. 

Bu hayat çok sürprizli ve ben yazdıkça daha çok sever oldum yaşamayı. Dilerim ömrümün sonuna kadar gönül bağı kurduğum dostlarımla yazışabilirim. Çünkü…

“Keep away from people who belittle your embitions. Small people always do that, but the really great make you feel that you, too, can become great.” Mark Twain

“Sizin tutkularınızı küçümseyen insanlardan uzak durun. Küçük insanlar bunu her zaman yaparlar. fakat gerçekten muhteşem olanlar sizin de muhteşem olabileceğinizi hissettirirler.” Mark Twain

Yazmaya ilk başladığımda evrene tıpkı bu şarkıda olduğu gibi kalbimin adresini verdim ve bir şekilde aradığımı buldum. Teşekkür ederim☺

Somewhere out there,
Dışarıda bir yerlerde
There must be a boy for this girl
Bu kız için birileri olmalı
Could be anywhere, could be next door
Her yerde olabilir, yan kapıda da olabilir
Or the other side of the world!
Ya da dünyanın öbür ucunda
Call up the radio, give ’em my number,
Radyoyu aradım, telefonumu verdim
Tell them to put it out on the air
Yayınlamalarını söyledim
There must be someone, there must be someone like me
Birileri olmalı, benim gibi birileri olmalı
Sitting lonely as a boat out there
Bir tekne gibi dışarıda yalnız oturan…

4 thoughts on “Bu 5 Kişi Herkes Olabilirdi

  1. Adınıza çok mutlu oldum ve yazılarınızı bende çok severek okuyorum çok iyi bir kaleminiz var 🙂 Gerçekten de kendimizi kötü hissettiren insanların kendilerinin de çok kötü insanlar olduğunu fark ettim iyi ve muhteşem insanlarla karşılaşmak dileğiyle 🙂

    1. Çok tesekkür ederim:) Dilerim ben de sizi nmutluluklarınızı paylaşabileyim:)) Evet 2019 yılında sadece iyi ve muhteşem insanlara kalbimizi kollarımızı açıyoruz:)

      sevgi ve ışıkla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.