BİR DEMET KİTAP ve BİR BONUS


Yaz tatiliyle birlikte çocuk kitaplarıma geri döndüm. Hem kafamın içinde yeni yazacağım romanı tasarlıyorum hem de güzel güzel okuyorum. Bu romanı yazıp bitirmek için acele etmeyeceğim. İlk önce kafamın içinde yavaş yavaş canlandırıp kurgulayacağım, içinde yaşayıp sonra yazacağım. Bu yazımda sana okuduğum kitaplarla ilgili yorumlarımı samimyetle ve kısaca paylaşıyorum.

“Kime Göre Neye Göre” Toprak Işık

Yaramaz, zeki bir kızın Einstein tarafından geliştirilen genel görelilik kuramını  çalışma ve anlama sürecini eğlenceli bir dille aktarıyor. Teori ilgimi çekmediği için kitabı atlaya atlaya okudum. Bence olay örgüsü biraz zayıf ve sığ kalmış. Karakterlerde tiplemenin ötesine geçememiş. Belirli bir amaç için yazılmış bir çocuk kitabı olarak iyi.

“Vapurları Seven Çocuk” Behiç Ak

Hem yetişkinlerin hem de çocukların birlikte keyifle okuyacağı bir kitap. Eski İstanbul’u ve İstanbul’un değişim sürecini şiirsel bir dille anlatıyor. Eski yalıların yanması ve yerine modern binaların inşa edilmesi, eski vapurların modern vapurlarla değiştirilmesi gibi modernizmin göreceli kolaylığı ve rahatlığında kaybolan renkleri vurguluyor. Kitabın en çok umut dolu sonunu sevdim.


Ben şiirim,


Maviliklerde sinsice gezinen.


Balık, deniz kabuğu ve gökyüzüyle


Avımı kendime çekerim.


Derinliğin göz


Kapaklarının ardından


Masum bir kalp ararım.


Bak


Bak bana. (sy 136)

“Hayaperest” Pam Munoz Ryan ve Peter Sis

Bu kitabı Ab-ı Hayal’de bir kitapçıda rafları karıştırırken keşfettim. İsmi çok cazip geldi, elime alıp incelemeye başladım. İçindeki sayfaları rastgele karıştırırken içindeki şiirleri fark ettim. Bir de kitabın sayfalarının tasarımı, resimleri çok sade ve aynı zamanda farklıydı. Yayınevine baktım, daha önce hiç duymamıştım. Kitapçıya sordum “Bu kitap nasıl, tavsiye eder misiniz?”

“O kitap bir klasiktir.”

Allah Allah, ben hiç duymadım…

Kitabı aldım.

Okumaya başladım. Okudukça bu kitabı bir süre sonra yeniden okumalıyım diye düşündüm. Ana karakter Neftali Ryes’ı biraz daha yakından tanımak istedim. Kitaptaki çocuksu naiflik ve yaşı olmayan derinlik büyüleyiciydi. Her bölüm bir şiirle tamamlanıyordu.

Kitap Neftali ve iki kardeşinin otoriter ve sert babaları ve güzel kalpli fakat pasif üvey anneleriyle birlikte yaşamını anlatıyor. Neftali ve kardeşleri sanatçı ruhludurlar. Neftali kelimelerle oynamayı seviyordur, erkek kardeşi de müzik notalarıyla. Babası için sanat saçma bir şeydir. Onlara sanatı yasaklar. Sanatçı olmak yerine doktor ya da mühendis olmalarını ister. Neftali’nin bir de gazeteci olan amcası vardır. Neftali amcasının gazetesinde çalışmaya başlar. Aynı zaman da yazıları da gazetede yayınlanmaktadır. Amcası Şili’nin yerli halkı Mapuçilerin haklarını korumak için cesur bir mücadele vermektedir. Neftali hayatının sonuna kadar tüm kalbi ve ruhuyla amcasının değerlerine destek verecektir.

Kitabın sonunda bir sürprizle karşılaştım. Neftali, ünlü şair Pablo Neruda’nın çocukluğuydu. Kitapta beni etkileyen her küçük ayrıntı şairin çocukluğundan bir parçaydı…

UTANGAÇLIK

Ben kendim, pek farkında değildim, var olduğumun,

Var olabileceğimin ve varlığımı sürdürebileceğimin.

Korktum bundan ve hayatın kendisinden.

Görülmek istemedim.

Varlığımın bilinmesini istemedim.

Solgun zayıf ve dalgın oldum.

Konuşmak istemedim ki kimse

sesimi tanımasın, görmek istemedim ki

kimse beni görmesin.

Yürürken kendimi duvara yapıştırdım

sessizce uzaklaşan bir gölge gibi…

Pablo Neruda

Ah matematik.. :))
”Allah kahretsin!” dedi Uzunçorap, saçının örgülerinden birini ısırdı. ”Allah kahretsin! Okula gitmediğim için gezilere katılamıyorum değil mi? Okula gidip, bölmeyi çarpmayı öğrenmediğim için, bana her istediklerini yapabileceklerini sanıyorlar.”

“Kalbiniz sıcak ve doğru düzgün atsın yeter. O zaman üşümezsiniz.”

Becoming Astrid: Unga Astrid: Astrid Olmak

Çocukken “Pippi Uzunçorap” diye bir dizi izlemeye başlamıştım. Tek başına yaşayan Pippi, uzun çorapları, havaya kalkmış uzun örgülü kızıl saçları ve çilleriyle hafızama kazındı. Diziyi sonra yayından kaldırdılar, çünkü Türk örf, gelenek ve adetlerine uymuyormuş, çocuklara kötü örnek oluyormuş… Astrid Lindgren’in yazdığı “Pippi Uzunçorap” adlı kitap İsveç’in en tanınmış yayınevinden adet ve göreneklere uymuyor gerekçesiyle red almış. Sonra kitabı basmayı kabul eden yayınevini iflastan kurtarmış ve kitabın şanı bütün dünyaya yayılmış. Okumayı öğrenir öğrenmez okuduğum ve defalarca sayfalarını ziyaret ettiğim “Parmak Çocuk” kitabı da Astrid Lindgren’e ait.

2018 yapımı “Becoming Astrid:Astrid Olmak” adlı film Astrid Lindgren’in ilk gençlik yıllarında karşılaştığı zorlukların nasıl üstesinden geldiğini anlatıyor. Astrid genç yaşta bir gazetecinin yanında sekreter olarak çalışmaya başlıyor. Boşanma aşamasında olan patronuyla ilişkiye giriyor ve hamile kalıyor. Fakat patronu hala evli olduğu için çocuğunu başka bir yerde bırakmak zorunda kalıyor. Çocuğundan uzakta çok sıkıntılı bir süreç geçirirken sevgilisi onu anlamıyor ve bencilce davranıyor. Sevgilisi karısından boşanıp Astrid’le evlenmek isteyince Astrid teklifi red ediyor. Ve çocuğunu da yanına alıp hayatın zorluklarıyla tek başına mücadele etmeye başlıyor. Filmin ağır ve sıkıcı bir temposu var. Diğer yandan Astrid Lindgren’i tanımak ve anlamak için yararlı bir film.

4 thoughts on “BİR DEMET KİTAP ve BİR BONUS

  1. neruda’dadan duymuştum ama okumamıştum . sayfa 136 daki şiir beni oku diyor . filmi izlemiştim ama en ufak hatrımda yok .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.