BERLİN 3: LİMON SUYU

Bütün dünya tanışmış onunla, bir ben ve belki bir sen kalmış olabilir mi?

11.08.2018

Bugün günlerden Cumartesi, Şifacı’nın izin günü bütün gün evde oturup, akşam Monkey Bar’a gitme niyetindeydik. Ben dört beş gündür alkali beslenmemden çok uzak kaldığım için limonlu suyla bir teleafi kürüne gireyim dedim. Bütün gün boyunca hem kendime hem de Şifacı’ya bardak bardak bol limonlu su hazırladım. Akşam saat onda koltuklarda boylu boyunca yatıyorduk, neden bu kadar halsizleşip uykumuzun geldiğini bulmaya çalıştık bir süre. Sonra internetten limon suyunun yan etkilerine bakınca durum ortaya çıktı: tansiyonu düşürüyor. Sonuç olarak saat onbir sularında evde limon suyundan sızdık kaldık.

Biliyorsun ki benim iki tane yaşayan yazara hayranlığım epey kuvvetli: birincisi Murathan Mungan, ikincisi Haruki Murakami. Şifacı’yla sohbet ederken onun ve arkadaş çevresinin Murathan Mungan’la arkadaşlık bağlarının olduğunu öğrendim. Murathan Mungan Şifacı’nın annesiyle operaya bile gitmiş. O anda sanki bütün dünya Murathan Mungan’ı tanıyormuş da bir ben tanışamamaşım gibi geldi. Sabahtan akşama kadar Şifacı’ya Murathan Mungan’la ilgili anılarımı, sevdiğim kitaplarını anlatıp durdum. Tanışsam ne güzel olurdu, değil mi? En sonunda Şifacı, Murathan Mungan’in en yakın arkadaşına mesaj çekti ve benden bahsetti. Gideceğim son güne kadar mesaja olumlu bir cevap bekledim. Murathan Mungan’ın da misafirleri varmış; bu yüzden görüşemedik.

Not:Belki bir gün Japonya’ya gidersem Haruki Murakami’yle de tanışma ihtimalim olabilir… Hatta o zaman tanisirmisim☺

12.08.2018

Şifacı tango ve salsa yapıyor. Pazar günü dans günüydü.

Mall of Berlin, Leipsiger Platz’da bulunan oldukça büyük bir alışveriş merkezi. Bugün dans günüydü orada. Çeşit çeşit dans gösterileri izledik.Brezilyali dansçılar göz dolduruyordu. Alışveriş merkezinin üst kismi yemek bölümüne ayrılmış. Tai, Çin, Türk gibi farkli ülkelerin yemeklerinden bulmak mümkün.
Akşam müze adasının karşısındaki bir mekanda tango gecesine gittik. Sol taraf mekanın bulunduğu yer. Hava kararınca ışıklarla oluşan manzara muazzamdı. Sonrasında da gecenin bir vaktinde Krauzberg’e çorba içmeye gittik. Hayatımda ilk defa salçalı kelle paça çorbası içtim. Çorbacının sahipleri ve çalışanları Türk’tü.

13.08.2018

Bugün günlerden Pazartesi dün gecenin geç saatlerinde uyandığım için biraz geç kalktım ve evde oyalandım. Hiç evden çıkasım gelmedi. Sürüne sürüne saat dört sularında Checkpoint Charlie’ye gitmek üzere yola çıktım. Oraya Wittenbergplatz’dan gitmek için iki seçeneğim vardı: Metro; U2 mor hattan binip Stadtmitte inip 500metre kadar yürümek ya da otobüs; M29 binip U KOchstr/Check point Charlie durağında inmek. Otobüsü tercih ettim; oraya gidince metroyla da çok kolay ve 500 metreden daha yakın olduğunu gördüm.

Checkpoint Charlie Doğu ve Batı Berlin duvarının sınırında bulunuyor. 1961 yılında Komunist Doğu Almanya’yayla demokratik batı Almanya arasındaki Berlin duvarı 30 yıl boyunca soğuk savaşın sembolüydü. Duvarı geçmek isteyenler öldürülüyordu. Checkpoint Charlie sadece diplomatların, askeri personelin ve turistlerin kabul edildiği tek çıkış. Ayrıca mahkum değişimi içinde bu çıkış kullanılıyormuş. Kasım 1989’da insanlar rahat rahat giriş çıkış yapabilmeye başlamışlar.
Burası sanırım çıkış noktası. İnsanlar sürekli fotoğraf çektiriyorlar.
Checkpoint Charlie’de değişik müzeler ve kafeler var. Bu kafeyi de kumsal gibi yapmışlar.
Berlin’e özel tek yemek currywurst dedikleri sosis. Charlie’s Checkpoint’tede de müzesi var. Ne yazık ki beşten sonra geldiğim için hiçbir müzeyi gezemedim:(

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.