BAR KUŞU

Haziran başında Chow Chow’u anneme, Ab-ı Hayale  bıraktım. Aslında annem çok gönüllü olmadı ve sadece 10 günlüğüne kabul etti.  Kuşların tüyleri ve ekstra sorumluluk fikrinden hoşlanmamıştı. Chow Chow da pek bir aksiydi; kafesinin yanına yaklaşanı gagalamaya çalışıyordu. Onu balkona deniz manzarasına karşı yerleştirdik. Balkon düzenli olarak hafif esinti alıyordu ve bazen dışarıdan kuş sesleri geliyordu. Chow Chow’un hoşuna gitti ve orada kafasına estikçe ötmeye başladı.

Bir 15 gün sonra tekrar Ab-ı Hayal’e geldiğimde  Chow Chow için endişelendim. Çünkü kafesinin altında epey kuş tüyü vardı. Bunalıma girmiş olabileceğini düşündüm. Annem de tüylerinden şikayet edip duruyordu. Zaten burada kafesinden de hiç dışarı çıkamıyordu.  Chow Chow’u İzmir’e geri götürmeye karar verdim. Annem tepki vermedi ama üzülmüş bir hali vardı. Sonra kuşu balkonda serbest bırakmak teklifinde bulundu.

Zavallı Chow Chow çok az dışarı çıktığı için uçmayı unutmuştu. Balkonda serbest kaldığında öylece olduğu yerde durdu. Uçması için onu yakalıyormuş gibi yapıp azıcık ürkütmek gerekiyordu. En sonunda çamaşır ipinde huzur buldu. İpin üzerinde 360 derece olduğu yerde dönünce öfkeyle bize bağırdı. Azıcık uçtu. Yere inip balkonun kenarında güneş alan bir köşede durdu. Tropikal bölgelerin kuşuydu, güneş onun besini sayılırdı. O gün kafesini de temizledim. Ondan sonra bütün gün durmaksızın öttü ve tüylerini yolmadı. Sanırım tüy dökme mevsimindeydi.  Biraz daha Ab-ı Hayal’de kalmasına karar verdim.

Bir sonraki gelişimde annem çok tedirgindi. Balkondan Chow Chow’un sesini duyan bir kaç kedi balkona girmiş ve Chow Chow’a saldırmaya kalkmıştı. Annem kedilerin vahşi saldırısından çok korkmuştu. Artık annem Chow Chow’u kesinlikle balkonda ve salonda yalnız bırakmıyordu. Geceleri de benim odama yerleştiriyordu. Diğer yandan benim yerimi kuşun aldığını falan söylemeye başladı.

Evimizin altında ağabeyimin işlettiği bir kafe bar var. Annem bazı akşamlar değişiklik olsun diye Chow Chow’u bara götürmeye başlamış. Chow Chow barı çok sevmiş. Özellikle Raggie müzik türüne bayılmış. Raggie çaldığında hiç durmadan saatlerce ötüyormuş. Barda dinlediği değişik müzikler sayesinde repertuvarına değişik nağmeler eklemiş.

Ötüş sesi sahilden, denizden, apartmandan her yerde duyuluyor. Bazen Chow Chow öterken sanki yanında birden fazla kuş varmış gibi geliyor. Ayrıca barda insan ayrımcılığını da bırakmış. Eskiden sadece annem ve bana canı isterse yüz verirdi. Şimdi kafesine hemen hemen her yaklaşana en azından “cik” diye bir kere ötüyor. Bu arada artık onun için gagalamak bir oyuna dönüşmüş. Annem eliyle kafese hafif dokununca o da gagalayacakmış gibi yapıyor. Kafesine yaklaşıp ıslık çaldığım zaman o da öterek cevap veriyor. Sayesinde ıslık çalma yeteneğim gelişiyor.

Eylül başında Ab-ı Hayal’e tatil yapmaya geldim. Chow Chow’un kafesinde yine tüyler vardı. Azıcık sıkılmış gibiydi. Bunun iki sebebi var. Birincisi annem balkonda biber, patlıcan kurutuyor ve salça yapıyor. Kuş tüyü gelmesin diye de zavallı Chow Chow’u balkona koymuyor. İkincisi de Chow Chow’un çekirdeği bitmiş. Bu küçük sahil kasabasında kuş çekirdeği satan da yok.

İzmir’e gidip Chow Chow’a çekirdek aldım. Bir de şu kaşınma olayını kuşçuya sordum. Kuşlar yazın sıcak aylarında bitlenirlermiş. Biti kendi bedenleri üretiyormuş. Bitlenince doğal olarak kaşınıyorlar ve tüylerini yoluyorlar. Ayrıca bu kuş bitleri kuşu zayıflatıp bitkin düşürüyormuş. Kuş biti için bir sprey aldım. Hemen Ab-ı Hayal’e geri dönüp ilk önce kafesini temizledim. Sonra da spreyi hem kuşun üstüne hem de bütün kafese sıktım. Artık öyle aşırı kaşınmıyor. Sadece beni görünce aklına kaşınmak geliyorJ

Annem, Chow Chow’a “kuzum” ve “anniş” diye sesleniyor, Chow Chow’da ona ötüyor. Aralarında fiziksel ve sözel özel bir iletişim yolu geliştirmişler. Geçenlerde annem Chow Chow’un suyunu değiştirmek için kafesin içine elini sokmuş, Chow Chow’da onu gagalamış. Annem de tıpkı bize küçükken yaptığı gibi bir güzel azarlamış. Ertesi gün annem kafese elini sokunca hemen bir kenara çekilip beklemiş. Annem suyunu değiştirdikten sonra “Cik” diye ötüp teşekkür etmiş.

Şimdi ben kara kara kışın ne yapacağım diye düşünüyorum. Annem Chow Chow’a İzmir’deki evinde bakamayacağını söyledi. Chow Chow’u evime götürdüğümde bu kuş kesin bunalıma girer. Yalnızlıktan bütün tüylerini yolar. Artık bir gece hayatı da var. Ben onu İzmir’de barlara götüremem ki? Bilmiyorum ne olacak Chow Chow’un bu hali?

İşte Chow Chow’un favori parçalarından biriJ

2 thoughts on “BAR KUŞU

  1. chow chow güzel yere yuva atmış . merak ettiğim tek kuş sanırım . chow chow’un playlistesine girmem lazım . ama ışığı yeşil rahatsızlık verici .
    birazmı yudumlarken onun barında değilim ama ne olacak bu kuşun hali bilmiyorum diye düşünüyorum

    1. ☺ Playlist konusunda size yardimci olabilirim.
      Kim bilir belki bir bakmissiniz gittiginiz bir cafebarda raggie muzike oten bir us var. O zaman nerede oldugunuzu anlarsiniz,

      Yesil isik normalde yok orada, fotoda oyle cikmis.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.