BAL BÖCEĞİ

Bu hafta sana yazı yazmaya başlamakta çok zorlandım. İstemediğimden değil, anlatacağım konunun sıkıntısından. Aslında her şey yolunda gidiyordu. Chow Chow’a evde onunla ilgilenemediğim zamanlar kuş sesleri dinletmeye başlamıştım. Chow Chow gaklar gibi çıkan melodileri bir yana bırakıp bül bül gibi şakımaya başlamıştı. Özellikle ben telefonla konuşurken yüksek sesle ötüyor ve sesimi bastırmaya çalışıyordu. Duyanlar hayran kalıyordu. Bir kaç gün böyle mutlu mesut geçince Chow Chow’un o kafeste tıkılı kalmasına gönlüm razı olmadı ve bir akşam kafesin kapısını açtım. Bir süre çıkmadı, sonra çıktı. Uçmaya çalıştı ama oda küçük geldi. Sonra klimanın üstüne kondu, onu oradan kaldırdım. Televizyonun üstüne kondu, yine rahatsız oldum. En sonunda sağ köşede yerde duran kutuya kondu ve orada saatlerce oturdu. Yüzümü bile bakmadı, ağzını bile açmadı. Acıkıp kafesine döner diye bekledim, oralı bile olmadı. En sonunda yine yakalayıp kafesin içine koydum. Tabi ki bana yine küstü. Başa döndük…

Kafesin içinde sürekli gagasıyla tüylerini karıştırıp durdu günlerce, hatta bir iki tane tüyünü yoldu gözümün önünde. Durumu engellemek için üstüne su püskürttüm. Belki pislenmiştir, suyla temizlenir, kaşınmaz diye. Daha çok kızdı. Daha çok tüyleriyle oynamaya başladı. Sonra onu gizli gizli kapının eşiğinden izlemeye başladım. Fark ettim ki ben yanında değilken tüylerine  dokunmuyordu. Bu kuş beni deli etmek istiyordu ve gayet başarılı gidiyordu.

İnternetten tüy yolma ve gagasıyla tüylerini çekiştirmeyi engellemek için ne yapmam gerektiğine baktım. Çok ilginç bilgilerle karşılaştım. Mutsuz olduğu için yapıyormuş, yani depresyonda olduğu için Bunu anlamıştım zaten. Fakat bir takım başka bilgiler beni aydınlattı. Chow Chow gagasını sürekli kafesin parmaklıklarına vurup ses çıkarıyordu. Ay kuşum mutluluktan, coşkudan ne yapacağını bilemiyor diyordum. Bu erkek kuşların çiftleşmek istediğinin işaretiymiş. Son zamanlarda da ayağını yalamaya başladı. Acaba ayakları mı pis diye düşünüyordum. Bu da dişi kuşların çiftleşmek istediğinin işaretiymiş. Durum net bir şekilde açıktır ki benim Chow Chow çiftleşmek istiyor. Fakat hem dişi hem erkek sinyalleri verdiği için sanırım kafası cinsiyeti konusunda karışık. Cinsiyetini öğrenmem için test yaptırmam gerekiyormuş…

Kafama takılan bir diğer konu daha var. Ben Chow Chow’u altı aylık yavru kuş diye aldım, bebek olduğunu düşünüyordum. Ama yavru kuşlar çiftleşmek istemez. Ancak yetişkin olduğunda bu tür tepkiler gösterirlermiş. O zaman Chow Chow yavru değil. İnternetten araştırdığıma göre Sultan papağanlarının yaşını da anlamak zormuş. Bu yüzden kuş satanlar 2-3 yaşındaki kuşları yavru kuş diye satabiliyorlarmış. Bu durumda benim yavru kuş diye baktığım Chow Chow; muhtemelen bir ergen kuş… Ergen kuşu eğitebilir misiniz? Evimde bir ergen yabancı canlı yaşıyor…

15 yıl kadar önce Floransa’da ben ve kuşlar…

Gerçeklerin farkına varınca Chow Chow’a özgürlüğünü vermenin daha iyi olabileceğini düşünmeye başladım. Ama nerede ve nasıl?

İlk başta onu denizin kıyısına götürüp kafesinin kapağını açmayı düşündüm. Chow Chow maviliklerin üzerinden gökyüzüne kanat çırpsın. Fakat bir papağanın orada işi ne? Kendine bir eş bulabilecek mi bakalım? Hem sonra güneşten sıcak basıp susar. Denizle normal suyun farkını bilmediği için denize inip oradan su içer. Ve boğazı tuzlu sudan yanar. Denize düşer ve onu balıklar yer… Hayır yapamazdım…

Sonra onu bizim okulda salıvermeyi düşündüm. Bizim okulda ağaçların üstünde papağanlar var. Onları izlemek, arada ötüşlerine şahit olmak çok güzel. Chow Chow da uçsun hemcinslerine katılsın. Kendine bir eş bulsun doğal hayatta yaşasın… Peki ya canlılar dünyası da insanlar dünyası gibiyse. Benim gerçek hayattan bir haber kafesinde rahat rahat yaşayan kuşum o hayata nasıl alışır? Onunla alay ederler. Hem benim kuşum doğadan nasıl beslenir de bilmiyor. Kafesine yeşillik, meyve falan koyuyorum asla yemiyor. Sadece hazır yem ve dal darı yiyor. Aç kalır kuşum oralarda… Hayır yapamam.

Geçen gün İzmir Forum Migros’a gittim. İçeride serçe kuşları vardı. Kendi hallerinde uçuyorlardı. Herhalde bir şekilde onları besliyorlardı da markette. Tamam dedim, Chow Chow’u burada bırakabilirim. Serçe kuşlarına mutlaka yem koyuyorlardır. Chow Chow’da onlardan yer. Hem de kuşlarla birlikte olur. Fakat onca serçe kuşunun arasında kendisini çirkin ördek yavrusu gibi hisseder. Bütün serçe kuşlar onu farklı olduğu için istemeyecektir. Yine eş bulamayacak. Bu da onu yalnızlaştıracak. Belki de daha da mutsuz olacak. Yok bu da iyi bir fikir değil.

Chow Chow’u bir kuş severe vermek mi? Asla yapamam, nereden bileceğim benden daha iyi bakacağını? Hem ben Chow Chow’u seviyorum. Onu böyle kabul ettim. Ondan ayrılmak istemiyorum. Böylece değişmeye karar verdim. Chow Chow ne derse evet… Canım kuşum, çok seviyorum onu. O bunun değerini bilmiyor ve hiç bilemeyecek ama olsun…

Seyyah oldum dolaştım şu alemi, ah güzelim
Senin gibi bir vefasız görmedim ben
Hayırsızı kitapsızı zalimi bal böceğim
Senin gibi bir insafsız görmedim ben
Şu dağlarda çiçek oldum aşkından sarardım soldum
Bakmadın bana bal böceğim
Yollarında toprak oldum sen bastıkça ben kavruldum
Görmedin beni bal böceğim

Not: Bu aralar sporda Barış Manço şarkıları dinliyorum. Ona olan hayranlığım daha da artıyor. Şarkılarının sözleri, melodileri ne kadar kibar ve içten. Barış Manço şarkı sözlerinde sıradanı, fark edilmeyeni özelleştirmeyi çok iyi başarıyor. Bir eşeği arkadaşımız yapabildiği gibi Mehmet Ağa’nın sarı çizmelerini, Kezban’ın bileziklerini mitleştirebiliyor. Pis bir böcek onun şarkısını dinlediğimiz anda bal böceğine dönüşebiliyor. Her neden bahsederse bahsetsin çok güzel bir üslupla süslüyor, duyguyu direk iletiyor. Seni seviyorum Barış Manço, ışıklar içinde uyu, babama da selam söyleJ

6 thoughts on “BAL BÖCEĞİ

  1. ne şarkı ama , çok severdim güzel anımsattınız . chow chow acaba ona karga dediğinizi mi anlıyor , crow ‘dan ona mı bu tepkimeleri : )) şaka bir yana çok hassassınız elbette öyle olmanız da gerekiyor fakat sizi yoruyorsa ve mutlu olmadığını hissediyorsanız her tür eylem normal olacaktır ama chow güdüsel tepkimeler veriyor acıkıyor küsüyor çiftleşmek istiyor . umarım bu süre zarfında iletişiminiz daha da kuvvetli hale gelmiştir .

    1. Chow Chow,bir köpek cinsinin adı. Aslında ben ondan istiyordum ama bakımının zorluğu ve karakterindeki agresyon yüzünden almadım. Bu yüzden papağanıma Chow Chow diyorum… Artık yavaş yavaş uzlaşmaya başlıyoruz galiba, bunu bir sonraki yazımda yazacağım; şu an hayret içindeyim:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.