AZINLIK ETKİSİ

Bir toplumun sağlıklı, mutlu, huzurlu ve değişen koşullarla uyum içinde yaşayabilmesi için bireylerin toplumun diğer üyelerinin yaşam tarzlarına ve seçimlerine saygı duyması gerekir. Önemli olan karşındaki bireyin yaşam tarzıyla sana dolaylı ya da dolaysız zarar verip vermediğidir. Hiç kimse hiç kimseyi yargılayamaz. Herkes kendi şartlarına göre bir yaşam kurar.

Yukarıdaki cümleleri yazarken kulağa çok makul ve mantıklı geliyor. Diğer yandan pratik hayatta işler kesinlikle böyle yürümüyor. Kalıpyargılar, önyargılar ve ayrımcılık dünyanın her yerinde hemen hemen her toplumda kendini gösteriyor.

Stereotip (kalıpyargı) : Bazı basitleştirilmiş özelliklerin belirli bir grup insanın tamamını tanımlamak üzere kullanılması. Bu tanımlama olumlu ya da olumsuz olabilir.
Örneğin; Lazlar aptaldır, erkekler cesurdur.

Önyargı: Belirli bir grup insana yönelik, yalnızca o gruba üye olmalarından dolayı gösterilen olumsuz ve düşmanca tutumlar.
Örneğin; eşcinsellere ve eşcinselliğe karşı olmak.

images

Ayrımcılık (diskriminasyon): Belirli bir grup insana yönelik, yalnızca o gruba üye olmalarından dolayı gösterilen olumsuz ve düşmanca davranışlar.
Örneğin; kadınların krılgan olduğu stereotipi ve bu düşünceden yola çıkarak kadınların iş hayatında yükselmesini engelleme.

Evet farklılıklarımız var ve bu farklar olumlu ya da olumsuz olabilir. İşleri farklılıklarımız yüzünden aksatıyor, huzursuzluk yaratıyor da olabiliriz. Sırf bu özelliklerimiz yüzünden bir gruba dahil edilmiş olabiliriz. Ama herkes insan ve öğreniyor. Herkesin herkes kadar öğrenme, değişme, kendini ifade etme ve yaşama hakkı var. Eğer bir toplumda herkes aynı olsaydı, o toplum çok sıkıcı ve tek düze olurdu ve hiç ilerleyemezdi. Farklılıklar değişimlere yol açar çünkü insan neden farklı olduğunu düşünür, düşünmek yaratıcılığı getirir.

Farklılıkları olan insanlara azınlık dersek eğer azınlıklar algı sistemini değiştirme gücüne sahiptir. Demokratik bir toplumda da azınlıklara kendilerini ifade etmelidir ve toplumun diğer bireyleriyle hukukun önünde eşit haklara sahip olması gerekir. Hem teoride hem de pratikte. Böyle böyle demokratik çok sesli bir toplum olmayı başarabiliriz.

Şort giymeyi seviyorummm:)
Şort giymeyi seviyorummm:)

Bu yazıyı yazmam iki sebepten. Birincisi geçen hafta sort giydiği için dövülen kadın için . Kadınlar azınlık olmamalarına rağmen ataerkil sistem içerisinde kendilerini yeniden konumlandırmakta ve ataerkil sistemin yerine bir yeni anlayış geliştirip herşeye rağmen bu anlayışın arkasında durabilmekte tutarlılık gösteremiyorlar. Bunun pek çok sebebi var ama ayrı bir yazı konusu. Bu yazıda önemli olan hayatın pek çok alanında olduğu gibi, kadın kendini özgürce ifade ettiği zaman ataerkil sistemden sert bir cevap alıyor. İnsanların kendilerini geliştirmesi gerek. Saygı duymayı, içgüdülerinin peşinden gitmemeyi , aklını kullanmayı bir şekilde öğrenmesi gerek. Bu da ancak azınlık grubunun düşüncelerini ve inançlarını taviz vermeden savunmasıyla gerçekleşir. İşte bu yüzden pazar günü İzmir’de gerçekleşecek olan Şortlu Kadınlar Etkiliğini büyük bir heyecanla destekliyorum.

http://www.ukomik.com/2016/09/19/instagramda-sortuma-dokunma-hareketi/
http://izgazete.net/haber/9466/sort-tepkisi-buyuyor-genc-kadinlar-ofkeli

İkinci nedenime de bayram tatilinde Ab-ı Hayal’e arkadaşlarıyla gelen Adalet vesile oldu. Adalet insan hakları konusunda uzmanlaşan bir avukat. Şu anda arkadaşlarıyla birlikte Kırmızı Şemsiye adlı bir deneğin avukatlığını yapıyor. Kırmızı Şemsiye insan hakları ve demokrasi adına çok önemli bir dernek. Bu yüzden de Adalet’le bayram tatilinde iki arada bir derede dernekle ilgili aşağıda ki röportajı yaptım:

http://www.kirmizisemsiye.org

1) Kırmızı Şemsiye nasıl kuruldu?
Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları derneği uzun yıllardan beri LGBTİ’lerin temel insan hakları için mücadele eden bir grup tarafından 2013 yılında Ankara’da kuruldu. Seks işçilerinin insan hakları konusu LGBTİ alanında hep var olan; ama sistematik olarak savunulmayan bir alandı. Ayrıca, derneğin kurucuları da seks işçiliği yapmış ya da halihazırda yapan LGBTİ’ler olduğu için bu konuda yapılacak savunmanlığın ne kadar önemli ve gerekli olduğunun farkındaydılar. Örneğin, her ay ortalama 4 trans kadın seks işçisi nefret suçu neticesinde öldürülmektedir ve ne yazık ki ana akım insan hakları örgütleri bu cinayetlere çoğu zaman sessiz kalmaktadır.

2) Amacı nedir?
Derneğin esas amacı trans ya da natrans tüm seks işçilerinin yaşam hakkı, sağlığa erişim, çalışma ve eğitim hakkı da dahil olmak üzere Anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmelerinden kaynaklanan temel insan haklarının savunulması ve bu konularda seks işçilerine hukuki destek verilmesidir. Savunmanlığın kapsamında kampanyacılık, farkındalık arttırıcı faaliyetler, akran desteği ve lobicilik faaliyetleri de vardır.

3) Kurulduğu günden günümüze kadar derneğin gelişimini değerlendirirseniz, neler söyleyebilirisiniz?
Dernek, bu alanda sistematik hizmet veren ilk dernek olduğu için ilk yılı, genelde, derneğin finans altyapısını güçlendirme ve insan kaynağını çeşitlendirme ile geçmiştir. Şu an itibariyle derneğin dört tam zamanlı çalışanı ve üç yarı zamanlı çalışan avukatı vardır. Derneğin Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ile beraber yürüttüğü büyük çapta bir projesi vardır. Projenin hedefi ise seks işçilerinin cinsel sağlık ve yasal hakları konusunda bilinçlendirilmeleridir. Dernek bu kapsamda toplamda 10’dan fazla ilde, 150’den fazla seks işçisini bilgilendirmiştir. Derneğin alan araştırmaları sonucunda yayınladığı kitapçıkları, çeviri kitapları ve hukuk çalışmaları mevcuttur. Tüm bu yayınlara derneğin web sitesinden ulaşılabilir: www.kirmizisemsiye.org Ayrıca Dernek, çok sayıda uluslararası kurum ve kuruluşla iletişim halindedir.

kirmizisemsiye.org - Basın Açıklamaları www.kirmizisemsiye.org
kirmizisemsiye.org – Basın Açıklamaları
www.kirmizisemsiye.org

Sosyal Psikoloji dersinde öğrendiğimize göre bir azınlık grubunun toplumda etkili olabilmesi için aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekiyor:

1) Tutarlılık
a) Aynı birey her zaman aynı şeyi söylüyor.
b) Bireyler arası/ grup iç düşünce birliği
2) Özgüven
Kendine güveni yüksek olan azınlıkların etki kapasitesi fazla
3) Esnek bir müzakere stili
Savunma aynı kalıyor ama farklı açılardan fikri gösterip savunmak.
4) Savunulan görüşlere yapılan yatırım ne kadar yüksekse değişim şansı o
kadar artıyor. Örneğin, Gandhi; davasını savunabilmek için ölümü göze aldı.
5) Özerklik/Herşeyden bağımsız olmak. Herhangi bir kuruluşa dolaylı ya da
dolaysız hizmet etmemek.
6) İç grup azınlık olmak.
Fransız Devrimini din adamı Martin Luther yaptı.
7) Kültürel normalar ve trendler. Zamanın ruhu önemli. Dünya belirli zamanlarda içe kapanma, belirli zamanlarda dışa açılma özelliği gösteriyor. Fikirlere açık olduğu dönemlerde azınlık etkisi artıyor.
8) Konunun önemi. Çoğunluk için çok önemli bir konuysa azınlık etki şansı azalıyor.
Örneğin, bir metal müzik grubunun içindeki azınlık grup artık pop müzik dinleyelim diyorsa hiçbir etki şansı kalmıyor.Fakat metal grubumuzdaki kıyafetleri değiştirelim diyorsa gerçekleştirme olasılığı çok daha yüksek.

14449953_10208421794396104_1336961190009900869_n

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.