ALKALİ DİYET 2 – ALKALİ OL ALKALİ

Alkali beslenme planında ilk önce hangi besinlerin çok alkali, orta alkali, az alkali, asitli, orta asitli ve çok asitli oldugunu bilmenizi sağlayacak tabloların elinzin altında olması gerekiyor.Alkali diyet kitabının arkasında bu tablolar var, bir kaç tanesini de örnek olarak bu yazımda paylaşacağım.Şimdi gelelim alkali beslenmenin altın kurallarına…

1) Eğer kilo kaybetmek için alkali diyeti uyguluyorsanız her öğünde asit oluşturan yiyecekleri, alkali olan yiyeceklerin dörtte biri oranında tutmanız idealdir. Kilo verip vücut yükünü azalttıktan sonra asit yapan yiyeceklerin üç katı kadar alkali yapan yiyecekler tüketilmelidir.
2) Alkali su, 20 kilo başına 1lt olmak üzere tüketilmelidir. Günlük ihtiyaç 3,5-4 lt arasındadır. 1lt suya YARIM çay kaşığı karbanot eklersek suyun PH’ını 8 ve daha yukarı alkali degere çıkarabiliriz. Günde 8 bardak alkali su içmek normal su içmekten çok daha iyidir.
Çay, kahve, alkol, bira gibi içecekler asitlidir.
Meyve suları yüksek oranda fruktoz içerir. Bu fruktozu depolamak vücut için büyük sorundur.
Susuzluk acıktırır. Beyindeki susuzluk ve açlık merkezleri birbirine çok yakındır, sinyaller karışabilir.

Suyu az içtiğimizi gösteren belirtiler:
a) Ter kokusu
b) Koyu ve kokulu idrar
c) Her gün dışkılayamamak
d) Dışkıda ağır koku ve koyu renk
e) Dışkının tek parça yerine küçük parçalar halinde çıkması
f) Ağız kokusu
g) Diş eti kanamaları, diş çürükleri
h) Ciltteki kuruluk ve kırışıklık

Su içmenin altın kuralları
a) Suyu yemeklerle içme
b) Her 20 kiloya 1 lt alkali su
c) Sabah ilk iş, akşam yatmadan önce son iş alkali su içmek
d) Gün içinde iki saatte bir sui ç
e) Suyu öğün aralarında iç
f) Yemeklerden yarım saat önce ve yemekten 2 saat sonra alkali sui ç
g) Pratik olmak için yanında karbonat taşıyıp suya ekle
h) Limonlu veya elma sirkeli su mideyi daha ok kazındırır, bunları yemekten sonra içmek daha uygundur.
i) Suyu oda sıcaklığında içmek uygundur
j) Egzersizde saat başına bir litre alkali su iç

3) Alkali Tuz
Sofra tuzu sodium ve klorür elementlerinden ibarettir. İhtiyacımız olan Deniz tuzu ya da daha ideali olan Himalaya tuzudur. Bu tuzun içinde insan kanındaki bütün minaraller mevcuttur.
Doğal tuz kullanımının faydaları:
a) vücuttaki su miktarını ayarlar
b) Hücrelerde özellikle beyinde PH dengesini sağlar
c) Hücrelerde enerji akışına zemin hazırlar
d) Besinlerin sindiriminde ve emiliminde yeri vardır
e) Sinüsleri korur
f) Kas kramplarını engeller
g) Kemik sağlığını korur
h) Uykuya geçişi kolaylaştırır
i) Egzersiz performansını arttırır

Tuz kontrolü: Aldığınız deniz tuzunu geceden suya koyup karıştırmadan bekleyin. Sabah tuzun eridiğini görürsek bu tuz doğal tuzdur.

4) Alkali Yağlar

Yağ hayati bir besindir, doymamızı sağlar. Yağsız ürünler daha çok acıktırır. Hormonların ve mutluluk hormone serotaninin temeli yağdır.

Omega 3 ve Omega 6 yağları iyidir. Omega 6 yağları az miktarda alındığı zaman yararlıdır. Tüketilen Omega 6’lar Omega 3’lerin iki katından fazlaya çıkmamalıdır.

Omega3’ün en önemli kaynağı balıklardır; somon, ton, hamsi, uskumru vs. Bitkisel Omega 3 kaynakları keten tohumu, kivi, semizotu,ceviz, badem, fistic, fındık, çörekotu vsdir. EFA ve DHA kısaltmaları omega 3’leri tariff eder.

Günlük yaşamda omega 6 tipi bitki yağları çok kullanılıyor ve vücut bunlardan zarar görmektedir. Omega 3 kaynakları sınırlı olduğu için besin takviyesi olarak Omega 3 yağı alınmalıdır.

Sadece aç kalarak, kalorileri sayarak, iyi yağları kısarak kilo verirsek, aynaya bakınca kalın belli, soluk mat ciltli, kilo veren yerleri sarkmış depresyona eğilimli birini göreceğiz.

Kilo vermek için yağ yiyeceğiz. Omega 3’ler bizi hem asitlenmeden, hem kilolardan korur.

İyi yağlar nelerdir?
a) Zeytinyağı
Omega 6 yağlarından daha sağlıklıdır. Ayçiçek ve mısıryağını yemeklerde kullanmak sağlıklı değildir.
b) Avokado yağı
Avokadonun içindeki potasyum muzdan fazladır. Potasyum alkali yağlardan biridir. Avaokadonun içindeki protein yüzdesi baklagillerdeki kadardır.
c) Hindistancevizi yağı
Hindistancevizi yağı depolanmaz, kolayca enerjiye çevrilir, metabolizmayı hızlandırır. Özellikle egzerside bu yağlar derhal enerjiye çevrilirler, hemen yakılırlar. Bu yüzden hindistancevizi ve hurma gibi kolay enerjiye çevrilen, depolanmayan, bitkisel yağlı besinler sporcular arasında çok yaygındır. Hindistan cevizi suyu da yararlıdır. Vücudu alkali yapan minerallerle doludur. Vücut sıvısına çok yakın mineral değerleri vardır. Hindistancevizinin sütünün pH’ı, yağı, besin değerleri, anne sütüne çok yakındır. Pişirme yağı olarak hindistancevizi yağı en uygun seçimdir.

d) Tohum Yağları

Keten tohumu yağı omega 3 içerir.
Susam tohumu yağı aynı miktardaki sütten üç kat daha fazla kalsiyum içerir, ayrıca içinde bol miktarda magnezyum vardır. Kalsiyum ve magnezyum önemli asit tamponlarıdır.

Badem, fındık, ceviz, çörekotu, ayçekirdeği, kabak çekirdeği yağları sağlıklı tohum yağlarıdır.

5) İyi Proteinler
a) Kırmızı et
Fazla kırmızı et, hem asitlenme hem yağlanma hem de ostreoporoz yapar. Bununyanında tüm aminoasitleri alabileceğimiz en iyi kaynak hayvan etleridir. Bazı özel besin maddeleri sadece etten alınabilir. Et yemeliyiz ama asitlenmeyi önlemeliyiz.

Et yemenin zararları nasıl azaltılır:

• Etle birlikte lifli sebzeler yenilmelidir.
• Kalsiyum kaynağı yeşil sebzeler, yenilen et miktarının en az 3 katı olmalıdır. Yeşil çiğ sebze alkali olmada en büyük destek.
• Et yendiğinde dışkı kötü kokuyorsa sistem kötü çalışıyor demektir. Daha çok alkali olmak gereklidir.
• Alkali yeşillikler ve et aynı öğünde yenmelidir.
• Günlük kilo başına 1gr. Protein alınması yeterlidir.
• Eti, peynir ve yumurta gibi diğer hayvansal proteinlerden ayrı tüketmemiz gereklidir. Kas yapımını arttırmak için verilen protein diyetlerine alkali besinler daha fazla eklenmelidir.

b) Süt ve Peynir

Bu besinler gıda duyarlılığına yol açabilir. Bu yüzden bu besinlerin protein kısmından yararlanamama ihtimalimiz çok yüksektir. Kilo vermeyi zorlaştırır.

İnek yerine, keçi ve koyun hatta manda sütü ve bu sütlerin ürünleri protein kaynağı olarak kullanılabilir.

Alkali diyette kullanılacak en ideal peynir lor peyniridir. Asitlenme ve kilo artışı yapmaz. İçinde yeterince kalsiyum vardır.

Süt dışında da badem, tarhana, kurubamya, kuru fasülye gibi kalsiyum kaynakları vardır.

• D vitamin olmadan kalsiyumun bağırsaktaki emilimi azalır. Somon, ton balığı, uskumru ve bu tip balıklarkaraciğer yağı, iyi D vitamin kaynaklarıdır. Güneş ışığı iyi bir D vitamin kaynağıdır.

6) Buğday
Gıda duyarlılığında ilk sırayı gluten grubu alır. Buğday, arpa, yulaf ve çavdar içeren gıdalardan uzak durulmalıdır. Özellikle beyaz undan vazgeçilmelidir.
Buğday yerine karabuğday unu tercih edilmelidir. Buğday unundan çok daha fazla protein içerir, kan şekeri seviyesini yükseltmez, boll if içeriği ile bağırsakları çalıştırır.

7) Mayalı Gıdalar

Mayalı gidalar alkali beslenmede kulllanılmalıdır. Bağırsak şikayetlerini arttırabilir ve asitlenmeye katkısı vardır. Soya sosu, balzemik sirke, hazır salata sosları bu gruptandır.

8) Alkoller
Alkali beslenmede yeri yoktur. Kahve, siyah çayve kolanın da yeri yoktur.

9) Meyveler
Düşük şeker içerikli meyvelerin alkali beslenmede yeri vardır.

10) Beyaz Etler
Serbest dolaşan, doğal besinlerle beslenmiş tavuk ve hindi etleri ızgara ve haşlama olarak tüketildiğinde uygundur.

11) Balıklar
Başta somon olmak üzere en iyi protein kaynaklarıdır.

12) Yumurta
Serbest dolaşan doğal yemle beslenen tavuk yumurtaları tüketilmelidir. Yumurtanın beyazı ideal protein kaynağıdır. Günlük olarak yumurtanın beyaz kısmı 5 taneye kadar sarısı bir tane tüketilebilir.

13) Baklagiller
Barbunya, fasülye, mercimek, nohut, bezelye hepsi tavsiye edilir. Protein ve enerji kaynaklarıdır. Akşam yemeğinde tüketilen baklagillerden gelen karbonhidrat yağ olarak tüketilebilir.

14) Tohumlar
Badem, ceviz, fındık içerdikleri iyi yağlar ve proteinler sebebiyle faydalıdır. Ancak içinde karbonhidrat da vardır. Fazla tüketilmesi halinde kilo yapabilir. Akşam tüketilmesi uygun değildir.

Badem çok yararlıdır. Badem sütü alkali beslenmede en çok tercih edilen yiyecektir.

Keten tohumu yüksek oranda bitkisel protein içerir. Yüksek oranda bitkisel lifi vardır. Omega 3 kaynağı olarak tüketilmelidir.

15) Çiğ Sebzeler

Bu gruba btün sebzeler dahildir. Renkleri koyulaştıkça alkali yapma güçleri artar. Beyaz, sarı, turuncu, kırmızı, yeşil ve mor olarak alkali yapma değerleri artarak ilerler. Çiğ yeşil sebzelerde klorofil vardır. Klorofilde magnezyum vardır. Magnezyum, kalsiyumdan sonra en önemli alkali mineraldir.

Pişirmek sebzelerin klorofilini yoke der. En uygun yöntem buharda pişirmektir.

16) Buğday ve arpa çimi super gıda grubundandır. Bu çimlerde, ihtiyacımız olan her türlü besin mevcuttur.

17) Elma Sirkesi

Elma sirkesi diyabette, kolestrolu düşürmede, kanserde, kilo vernmede, metal zehirenmesinde, fibromiyalajiye bağlı kas ağrılarında yararlıdır.

Akşamları içilen 1 bardak doğal elma sirkeli su hem sabah idrarını alkali yaparhem de idrar yollarını temizler.

18) Limon ve Misket Limonu
Bunları yemek alkali olmak için en pratik yollardan biridir.

19) Karbonat
Kandaki bikarbanotla benzer yapıdadır. Bikarbonat vücudun en temel asit tamponudur.

20) Alkali pH damlaları
Alkali olmak için en pratik ve etkili yoldur. Eczanelerde satılır.İçme suyuna eklenerek kullanılır. Günlük olarak 5-8 bardak içine alkali damla eklenmiş su içilmesi önerilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.