ALKALİ DİYET 1- AH ŞU ASİTLER YOK MU ASİTLER

Anti-aging uygulamalarından uğradığım hüsranı daha önceki yazılarımda değinmiştim. Bunun üstüne bir de bu uygulamaları arıştırmadan doktorun sözüyle yaptırmanın ne kadar zararlı olduğunu öğrendim. Çünkü doktorlarda bilmiyorlardı. Yeni çıkan bir ürünü kolaylıkla onlara güvenen hastalarının üzerinde denemekten çekinmiyorlardı. Sonuç olarakta bu uygulamalar kısa vadede belki güzel belki uzaylı gibi bir görünüm, uzun vadede ise geridöndürülemez hasarlar bırakabiliyordu. Bir kaç tane hasarlı yüze kendi gözlerimle şahit oldum. Detaylara girmek istemiyorum. Düşünmek bile beni dehşete düşürüyor. Bunun üzerine bende anti-aging uygulamaları için 5-10 sene beklemeye karar verdim. Şu yeni piyasa sürülen ürünler bir denensin, yan etkileri ortaya çıksın…

İşte tam bu aralarda Katıksız’la Alsancak’ta buluştuk. Ktıksız bana bir kaç tane supplementten bahsetti. Ve bana bir şekilde Q10 ve balık yağı aldırmayı başardı. Bu ikisini kullanmak bana enerji verdiği gibi yüzümün de canlı ve aydınlık bir görünüşe kavuşmasını sağladı. 3-4 ay sonra Pino saysinde Ayşegül Çoruhlu diye bir kadının varlığını keşfettim. İnstagramdan onu ve pinoeatshelthy takip ettim uzun süre ve kemik suyunun yararları konusunda ikna oldum. Mart başından itibaren kemik suyu yapmaya başladım. Yüzümdeki ince kırışıklıklar açıldı ve yanaklarım azda olsa dolgunlaştı. Artık aynadaki görüntüm, güldüğüm zaman yüzümde oluşan kırışıklıklar beni rahatsız etmemeye başladı. Bu değişimi çevremde fark ediyordu. Yanaklarımın dolgunlaştığını, yüzümün aydınlandığını falan söylemeye başladı insanlar. Annem de yüzüme botoks veya dolgu yaptırdığımı zannedip şöyle bir yorumda bulundu:

“Yüzün şişmiş.”

Ayşegül Çoruhlu’nun paylaşımlarını okuya okuya hiç apmadığım bir şey yaptım, bir diyet kitabı satın aldım. Adı tahmin ettiğiniz üzere “Alkali Diyet”. Bu kitabı okuduktan sonra Ayşegül Çoruhlu’nun bütün kitaplarını satın aldım ve bu yazı dizisini yazmaya karar verdim. Gelelim “Alkali Diyet” kitabından ben ne anlamışım?

Bedenimiz araba gibi onu ihtiyacı olan kaliteli yakıtlarla beslememizi gerekiyor. Bu onun hem iyi çalışmasını hem de zaman içinde daha az yıpranmasını sağlayacaktır. Arabanın besini benzindir ve arabaya düzenli bakım yapılması onun ömrünü uzatır. Beden için modern yaşamda iki türlü besin var alkalili ve asitli. Bizler doğduğumuz andan itibaren asitlenmeye başlıyoruz, bu yüzden hastalıklar oluşuyor, bu yüzden yaşlanıyoruz. Hatta kilo almamız bile vücudun aşırı asitlenmeye karşı oluşturduğu bir savunma mekanızması. Yani bedenimizde depolanan yağlarda bile bir hayır var. Sağlıklı olan bu mu? Tabi ki değil ama kötünün iyisi… o yağlar depolanmasa muhtemelen insanın ömrü kısalır.

Bildiğiniz ve deneyimlediğiniz üzere bu yağlanma durumu fiziksel olarak güzel bir görünüm oluşturmuyor. Ayrıca vücud yağ depolayarak asitlenmemnin etkilerini hafifletiyor ortadan kaldırmıyor. Bu yüzden de sağlıklı ve güzel bir beden için asitlenmeye hayır demek gerekiyor. Peki bu nasıl olacak? Yediklerimizde asit alkali dengesine dikkat ederek.

Asitlenmeye yol açan yiyecekler

1)Yanlış Yağlar –Doymuş Yağlar

Bu yağları vücud depolar. Hayvani yağlar ve margarinler doymamış yağlardır.

Doğru yağ nedir? Doymamış Yağlar…Ortamdaki asit yükünü azaltırlar.

Hindistan cevizi yağı, avocado yağı, zeytinyağı (soğuk sıkım), keten tohumu yağı alkali yağlara örnektir.

2) Şeker kısa dönem enerji kaynağı uzun dönem zehirdir.

Fruktoz (meyve şekeri) bizi normal şekerden daha fazla yaşlandırır.

3) Yanlış Proteinler

Hayvansal proteinler sindirim sonucu oluşturdukları ürünler sebebiyle yüksek asitlenme sebebidir.

4) Süt ve Peynir grubunun asitlenmeye katkısı

İnek sütü ve inek sütünden yapılan ürünlerde mevcut olan proteinlerden bazıları, vücudun bağışıklık sistemini rahatsız eder. Ayrıca kalsiyum kaynağı olarak gösterilen bu ürünlerin içindeki kalsiyumdan yeterince faydalanamayız.
Süt sebep olduğu asitlenmeyle kemiklerden daha çok kalsiyum kaybına sebep olur.

5) Gluten Duyarlılığı
Bağışıklık sistemini rahatsız eden proteinlere sahip diğer yiyecek grubu; buğday, arpa,çavdar, yulaf dörtlüsünden oluşan gruptur.

Vücudun gıda duyarlılığı gösterdiği birinci grup gluten grubu, ikinci inek sütü grubu, üçüncü grup ise mayalı gıdalar grubudur.

6) Yumurta

Beyazıyle ilgili hiçbir problem yoktur. Fakat sarısı kırmızı ete benzer bir sorun yartır. Bu asitlenmeyi azaltmak için doğal yumurtalar tercih edilmelidir.

7) Yanlış Tuz

Sofra tuzu değil deniz tuzu ve Himalaya tuzu yararlıdır.

8) Yanlış Su

İç ortamımızdaki suyu da sürekli temiz tutmalıyız. Suyun ph 7’nin altındaysa o su asitlidir üstündeyse alkali. Alkali su içmek yararlıdır. 1 litre suya yarım çay kaşığı karbanot eklemek o suyu alkali yapar.

20 kilo başıana 1lt alkali su içmek yağ yakımı için yeterli alkali ortamı sağlar.

Suyu bir anda çok miktarda içmek değil az az sık sık içemek yararlıdır.

Unutma asitlenme arttıkça böbrek taşı oluşma olasılığı artar.

Ne kadar yoğun egzersiz yaparsanız vücudunuz o kadar çabuk asidik hale geçer. Egzersiz sırasında oluşan asidite seviyesini azaltmazsanız kaslarınızda aksama ve kasılmalar olacaktır. Bunu önlemenin en kolay yolu saat başına 1 litre yüksek alkali su içmektir.

5 thoughts on “ALKALİ DİYET 1- AH ŞU ASİTLER YOK MU ASİTLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.