5. SEANS : YOLA DEVAM…

Yaklaşık dört hafta önce Sihirbaz’ın sekreteriyle randevu için konuşurken kafamdaki mesele bana göre çözümsüzdü. Ama zaten ona gitmeye böyle başlamamış mıydım? “Bu zamana kadar çok yol kat ettim. Pek çok teknik ve yöntem denedim. Halimden de memnunum. Niye daha fazlasının olma ihtimali varken denemiyorum ki? Ne kaybederim ki?” diye düşünerek gitmiştim. Sonra her seanstan sonra kendimden beklemediğim atılımlar yaptım. Hayatım daha bir fazla ben gibi olmaya başladı…

sinav.kaygisi

Bu sefer ki sorunum kronik ve müzmin: Ne zaman birinden hoşlansam ama gerçekten içim kıpır kıpır etse bu duyguyu fark eder etmez donup kalıyorum. Karşı tarafa o ana kadar verdiğim bütün enerji bir anda kesiliyor ve ikimizin arasında ister istemez kalın bir duvar örüyorum. Neden mi? Çünkü aklıma hep olumsuz düşünceler ve kaygılar geliyor. Bu yarattığım kaygılara inanıp kendimi korumaya alıyorum. Ben bunu yaptığım zaman doğal olarak karşıdakine adım atacak yer kalmıyor. Duvara boş boş bakamayacağı için gidiyor. Duvarı da yıkamaz ki sonuçta hiç kimse ne Süperman ne de Doktor Who… Başlamadan bitiyor benim aşklarım. Sonra platonik, kendi kendime takılıyorum. İşte bunu soracaktım.

Ne tesadüftür ki tam randevuya iki gün kala sana 1 Eylül’de yazdığım “Acaba? Acaba?” yazısında olanlar oldu. Böylece soracaklarım arttı. Acaba benim bacağım neden öyle kontrolsüzce tir tir titredi?

Sebebi psikosomatikmiş:

“Psikosomatik’, psikolojik kökenli olan fiziksel hastalıklara verilen genel addır. Yunancada ruh anlamına gelen “psyche” ile beden anlamına gelen “soma” kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.
Psikolojik sıkıntılar ve duygular özellikle içe dönük insanlarda vücudu etkilemeye başlar. Kişi davranışlarını ve hareketlerini kısmen kontrol edemez ve erken yaşta saçlarda beyazlama, ekzema gibi hastalıklar görülebilir. Mide ya da karın ağrıları, yorgunluk, halsizlik ayrıca ciltte sindirim sisteminde ve iç organlarda bazı rahatsızlıklar görülebilir.Çocuklar da ve genç kızlarda görülme olasılığı yüksektir üzüntü dışa vuramama ve duygularını içine atma durumunda kişinin psikolojik olarak vücudunda ağrılar hissetmesi gibi belirtileri vardır çocukluk döneminde yaşanan olumsuz durumların sonradan ortaya çıkması şeklinde başlar,ve nedenleri arasında iç sıkıntının bedenle özdeştirilmesi de yer almaktadır
Kişinin muhakkak bir doktora görünüp ilaç tedavisine başlaması gerekir.”
wikipedia

Bana herhangi bir ilaç vermekten söz etmedi. Tek dediği hayatta olumsuzlukların da olabileceği ve buna karşı hazır olmam gerektiğiydi. Ben aslında kendimi hazır zannediyordum. Ama daha önceden dediğim gibi çalışmadığım yerden üst üste geldi. Şu anda belimin ağrısı geçti ama sol tarafım ve sağ tarafımdaki his aynı değil. Yoga çalışmalarımda alt belimi ve kalçalarımı rahatlatacak hareketlere ağırlık veriyorum. Özellikle sabahları uyguladığımda çok iyi geliyor. Bir de araba serviste olduğu için bol bol yürümek zorunda kaldım ve bir şeyi fark ettim. Ben yıllardır çok yoğun vitesli araba kullandım. Debriyajla bol bol haşır neşir olan tarafım çok çalıştı. Bu da bir problem aslında. Yürümek iyi geliyor çünkü sağ ve sol tarafıma eşit ağırlık biniyor ve iki tarafta çalışıyor. Eğer okullar açıldığı zaman düzenli yüzersem kısa sürede bedenimi tekrar bir bütünlük içinde hissedebileceğimi düşünüyorum.

Ve genel olarakta bu düşüncelerin beni kısıtlaması konusunda aramızda şöyle bir diyolog geçti:

“Düşünceler duygularını kısıtladığı zaman düşüncelerine ‘Dur’ diyeceksin.” dedi.

“Ama öyle bir anda düşüncelerinin farkında olamıyorsun. Herşey kendiliğinden gelişiyor. Hem bu benim asırlardır yaşadığım problem öyle ‘Dur’ demekle nasıl üstesinden gelirim ki?”

“Yapabilirsin.”

“Sizinle olan her seanstan sonra yapamam dediklerimi yaptım. Hiç boş çıkmadım. Ama bu çok kemikleşmiş. Bilemiyorum.”

“Yapabilirsin.”

“Bu teknikle ilgili herhangi bir kitap var mı okuyabileceğim?”

“İnternetten ‘Düşünceyi Durdurma Teknikleri’ diye araştırırsan karşına pek çok yazı çıkacaktır.”

Eve gider gitmez hemen araştırdım. İşte size okuduğum yazıların linkleri:

http://www.hemensaglik.com/makale/pozitif-dusunme-istenmeyen-dusunceleri-engelleme

http://www.bengezenim.com/post/42093273092/dusunce-baginliligi

Bu videoyu da samimi buldum:

Sonra okuduğum bu bilgilerden kendime bir program çıkardım ve evde kendi kendime olumsuz düşüncelerimi aklıma getirip sonra da onlara “Dur! Dur! Dur! Dur!” diye bağırmaya başladım. Dışarı da bu şekilde bağıramayacağım için kendime her zaman takabileceğim bir bileklik aldım. Yolda sokakta ne zaman kendimi düşüncelere kaptırmış olduğumu fark etsem içimden “Dur!” deyip bilekliğimdeki yıldıza dokunmaya başladım.Derin derin nefesler almayı hiç ihmal etmiyorum zaten… Sonra ne oldu biliyor musun? O olumsuz düşünceler yavaş yavaş gitti ve hayat gözüme yine pembe pembe görünmeye başladı. Şimdi ihtiyacım olan duygusal bir karşılaşma; merak ediyorum o zaman kime “Dur!” diyeceğim? Duygularımıma mı? Düşüncelerime mi?

İşte bu da yıldızlı bilekliğim:)
İşte bu da yıldızlı bilekliğim:)

Yüreğine güneş koy
Yüreğine bulut koy
Yüreğine yıldız koy
Yola devam…

11 thoughts on “5. SEANS : YOLA DEVAM…

  1. ruhsal anlamda kimsenin sizi eğitmesine izin vermeyin aksi halde bu olan olmayan her şeyi kabullenmektir . tanılar , reçeteler , aktarımlar , beyni kaygıyla yormak . beyni kesinliklerle yormak .
    bahsettiğiniz iletişim sıkıntısı ilişkilerinizde sanırım borderline’ı işaret ediyor .
    kırmızı bir kalem sev , onu yücelt sonra birden beyniniz sizden kontrolsüz bir biçimde o kalemin aslında o kadar da yüce bir şey olmadığını size inandırsın . çünkü kırmızı kalem size zarar verebilir . o size zarar vermeden önlem alan bir beyin . ama tekrarlıyorum bu tür tanımlamaları kabullenmeyin .
    düşünce konusunda ; bilinçle yoğrulduysa zararı yoktur. durdurmak epey zarar getirebilir .
    çünkü hiç yanıltmamıştır . beynin önsezisidir düşünce .
    bileklik çok güzel
    ama yola hande yenerle devam etmeyin lütfen 8)

    1. Bence borderline gibi tanımlamaları kabullenmemek için düşüncelere dur demek önemli,çünkü o zaman meditatif bir an yaşanıyor ve aslında düşündüğün şeyin gerçekten de düşündüğün gibi olmadığını görebiliyorsun. Ben de oldu, br sakinlik, eee bu muydu yani kafaya taktığım sorusu… Düşüncelere dur dedikten sonraki sakinlikte bilinç geliyor…
      Ruh özgürdür, yani benim ki en azından özgür:) Ben denemeyi, öğrenmeyi, kendimi sorgulamayı, yeni keşifleri seviyorum.

      Hande Yener iyidir:) Yola devam …

      İfisherman da kim?

  2. Bence borderline gibi tanımlamaları kabullenmemek için düşüncelere dur demek önemli .

    fakat birisi dış etken diğeri iç .
    düşünce dışarıdan etkilenip kalıba giriyorsa bu sıkıntılı bir şey .
    düşüncelere özerklik mi verdiniz ?
    denemek , öğrenmek , sorgulamak , yeni keşifler vesaire bunların sahibi zaten o düşünceler .
    yani bunların ulaştığı ve yoğrulduğu yer .
    bu isterse kaygı isterse korku olsun eğitilmiş bir beynin deneyimleridir .

    hande yener güzelse kahrolsun yoz müzik

    1. Ben borderline’ın ne olduğuna dün internetten genel hatlarıylabaktım. Bu özet bilgiyle bir şey söyleem çok zor. Rica etsem Oz kullanacısının yorumuna neden ben de borderline olduğunu düşündüğüne dair bir cevap yazar mısın? Çünkü o tam aksini düşünüyor.

      Dış ve iç etkenlere gelince… Dıştan dur diyerek içeriyi daha net bir şahit gibi görebiliyorsun ve onlarla vedalaşabiliyorsun.

      Hande Yener mi? Yoz mu? Seviyorum abi:)))

  3. Hayatinda malesef birden fazla borderline ile yasamis biri olarak bu yaptiginiz cikarim bana pek de dogru gelmedi. O kadar basit degil o surec…

  4. Düşünceleri durdurmaktan ziyade önce kabul etmek gerekir.Bir çok bilinç altı çalışmayı var.Yatarken beyin alfa durumuna geçer.Düşündüğünüz olumsuz durumu olumlu hayal edin.Sürekli tekrarlayın.En az 21 gün.Nil Gün’ün bilinç altı cd ‘leri de iyidir.Sevgiyle kalın 🙂

    1. Öncelikle Nil Gün’ün enerjisini ve yaptığı çalışmaları çok takdir ediyorum. Ben yogayı keşfetmeden önce pek çok kitabını okudum ve cdlerini de dinledim. Ama tıpkı Osho’da hissettiğim gibi bana anlık rahatlamalar sağladı, bana göre başlangıç için, kendini değişime, gerçek yaşamınla tanışmaya cesaret vermesi açısından iyi. Biliyorsunuz kendini tanımak bir soğanın kabuklarını tek tek soymak gibi bir şey…

      sevgi ve ışıkla

  5. neden mi borderline ?
    orada çok açık bir şekilde belirttim . kişisel gelişim okumayı bırakın .

    ( bahsettiğiniz iletişim sıkıntısı !! ilişkilerinizde !! sanırım borderline’ı işaret ediyor )

    – Ne zaman birinden hoşlansam ama gerçekten içim kıpır kıpır etse bu duyguyu fark eder etmez donup kalıyorum. Karşı tarafa o ana kadar verdiğim bütün enerji bir anda kesiliyor ve ikimizin arasında ister istemez kalın bir duvar örüyorum. Neden mi? Çünkü aklıma hep olumsuz düşünceler ve kaygılar geliyor. Bu yarattığım kaygılara inanıp kendimi korumaya alıyorum. Ben bunu yaptığım zaman doğal olarak karşıdakine adım atacak yer kalmıyor.

    ilk yorumumda belirttiğim gibi bütün tanımlamalardan uzak durulmalı , borderline- ilişki iletişim boyutunda yazınızda anlattığınıza yönelikti .

    dış ve iç etkenler konusunda , onlarla vedalaşmak demek , onları kabul etmek demek ve onları kabul etmek daha fazlasını karşılamak demektir .

    ayrıca ruhsal problemlerin değişkenlik göstermeyen süreci mi varmış ?

  6. Merhaba Melike Bayramın kutlu olsun 🙂
    Duygular ve düşünceler çokta farklı kulvar da değiller durdurma tekniği güzel bir şey
    Ama sormak istiyorum bu durdurma tekniği bu hislerin duyguların geçmesini sağlıyor mu
    Her defasın da aynı duyguları düşüncelere dur dersen onların yaşamasına izin vermemiş olmaz mısın Sence duygular sesini kıstığımız da mı gider yoksa onları yaşadığında mı gider bu iki görüşte ince bir fark var duygularını yaşarken nasıl yaşıyorsun onları nasıl bakıyorsun bakış açın seni çok etkiler Eğer duygularım düşüncelerim dediğim şeylere olumsuz kendini boğan bir şekilde bakarsın o düşünceleri yaşamazsın seni boğmalarına batırmasına müsade edersin bu yaşamak değildir
    Yaşamak onları kabul edip kötü görmeden hissedip gitmelerine izin vermektir
    Bir yaşamak vardır bir de boğularak yaşamak vardır tabi bunun içinde daima uyanık olmak gerek farkındalığının yüksek olması gerek yoksa boğulan tarafta olursun
    Daha iyi olmanı dilerim ama düşünmeni istiyorum önemli olan ne düşüncelerini hislerini durdurmak mı onları seni kötüleştirmesine izin vermeden yaşamak mı bunu es geçme onları daima durdurabilirsin ama onlarla yüzleşmez isen bu sadece anlık bir çözüm olur
    Senin de çözümün kendine en uygun olanıdır ben kendim de bunu uyguluyorum sana da uygunsa kendince uygulamanı tavsiye ederim

    1. Burada durdurulan düşünceler aslında endişe ve kaygıların kelimeye dökülmüş hali. Bu düşünceler bir insanın önceden öngörüp kontrol edebileceği,dönüştürebileceği şeyler değil. Bunlar duyguların yaşanmaması için ortaya atılan kehanetler. Örneğin; tatile gitmek istiyorsun, öyle hissediyorsun ve tam o anda ya orada deprem olursa ya da ya yolda kaza geçirirsem diye düşünmeye başlayıp sonra da bunun üstüne olduğu zaman olacakları konu alan hikayeler yazıp tatile gitmekten vaz geçmek gibi bir şey. Tabi bu arada tatile gitme düşüncesinin doğru olmadığına dair kendini ikna edip geri adım atınca da o tatil inanılmaz kıymete biniyor. Sanki cennetin diğer yüzü gibi… Oysa ki tatile gitme düşüncesiyle gün yüzüne çıkan kaygılara dur deyip rezervasyonunu yaptırırsan herşey olması gerektiği gibi ilerliyor… O düşünceler dur deyince ortadan kaybolmuyor tabi ki, bu yüzden de bilekliği aldım. Dur dedeiğin anda meditatif bir şeyler oluyor, bunu tekrarladıkça tekrarlama sıklığın azalıyor ve belirli bir süre sonra “Ya bazen hayal gücüm ne kadarda benim aleyhime çalışıyormuş.” diyebiliyorsun.Ortada duyguları bastırma yok, tam aksi onları olduğu gibi yaşamak ve ifade etmek var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.