GECENİN IŞIKLARINDA BİR DELİ; ANTAKYA 3

Antakya’da gece… Fonda Adalet ve arkadaşı.
Antakya’nın muhteşem dar sokakları ve bu sokaklar sıra sıra geniş avlulu eski evlerle dolu. Son üç senedir bu evler sahiplerinden satın alınıp ya da kiralanıp barlara ve kafelere dönüştürülmüş. Geceleyin bu ışıl ışıl sokaklarda gezinip birbirinden ilginç kafelerde bir şeyler içmek ya da yemek çok keyifliydi.

Gökkuşağı şemsiyeleriyle dekore edilmiş bir kafe. Kahvenizin yanında küçük bir zarfın içinde falınız da geliyor:)
Şarap evi, Antakya yapımı muhteşem şaraplar ve çok etkileyi bir dekor. Masalar şarap varillerinin üstünde, duvarlarda Antakya çocuklarının resimleri…

Antakya’da kaldığımız otel eski bir evin restore edilmiş haliydi.Adalet oteli tavsiye üzerine belirlemişti. Çok hoşnut kaldığımı söyleyemem, banyoda duşakabin yoktu, bir de yatakları rahat değildi. Bir de bizim şansımıza yan odadaki kalan adam şizofrendi. Sürekli kendi kendine anlamadığımız bir dilde kavga eder gibi konuşuyordu. Yüzünü hiç görmedik ama tok ve gür ses tonu, kelimelere yaptığı vurgulardan kendine güvenen, asabi bir yönetici havası seziliyordu. İlk defa sesini duyduğumda ben yalnızdım. Kız arkadaşı ya da sevgilisiyle kıskançlık yüzünden kavga ediyorlarmış gibi geldi. Hırsını alamayıp gelip beni dövecek diye korkudan bilgisayarımı alıp otelin yemek salonuna geçtim. O gece hiç durmadan konuştu. En sonunda resepsiyonu aradık şikayet etmek için. Resepsiyonda onu aradı, fakat telefona cevap vermedi. Bir süre sustu. Sonra tekrar konuşmaya devam etti. Arada bir iki cümle kadın sesi de duyduk, sanırım kadın sesini taklit ediyordu.Kimdi bu adam? Niye kendi kendine konuşuyordu? Şehir şehir, ülke ülke gezen bir deli miydi? Çok konuştuğu için otellerden atılıyor muydu? Bir de konuştuğu dil neydi acaba? Ben kendi uydurduğu saçma sapan bir dil dedim. Adalet ısrarla kadim bir dile benziyordu diye tutturdu. Adam meğersem ermişmiş, bize de mesaj getirmiş aslında da biz anlamıyormuşuz:) Bence seri katil falan da olabilirdi.

Sabah erkenden otelden çıkıp Adana’ya gittik. Otel ücreti konusunda son anda bir karışıklık oldu. İki kişi günlük oda fiyatına 130 demişlerdi, bizden 200 aldılar. Şizofren adam o kadar sinirlerimizi bozmuştu ki parayı ödedik ve kaçtık.

Restoran kısmı otelin çekme katındaydı, avize manzaralıydı:) Deliden kaçıp geldiğim yer…

Yeni Türkü- Deliler

Diyorlar ki bazen gözlerimden
Deliler doluşmuş bakıyor birer birer
Delilerden sen anlarsın, konuş onlarla
Nasıl muhtacım buna

Diyorsun ki bazen geceler boyu
Sayıklarmışım olanları birer birer
Düşlerden sen anlarsın, konuş onlarla
Nasıl muhtacım buna

Bir gece ansızın gel yine
Elinde mor çiçeklerle
Tazelikle gel yine
Binbir güzel hikayeyle

Söz : Meral Özbek
Müzik : Derya Köroğlu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir