GÜZEL

İstanbul’a çocukluk arkadaşımın yanına gitmiştim. Birlikte Ayhan Sicimoğlu2yla buluştuk ve yemekli bir düğüne gittik. Ben yemeklerden hiçyiyemedim çünkü yanıma şişman bir kız oturdu, benim tabağımdakileri de yedi Sonra Ayhan, Özlem ve ben, üçümüz yokuş aşağı inmeye başladık. Avrupa’da gördüğüm binalara benzeyen kocaman, taş heybetli bir bina gördüm yolda. “Yakmamışlar, hatta restore etmişler.” diye sevindim. Binanın içine girdik, ince uzun bir pasaj vardı. Çok eğlenceli bir yerdi, karnaval gibi. Ben sürekli fotoğraf çekmeye çalışyordum. Ayhan Sicimoğlu önden yürüyordu. Sonra beni çağırdı
“Bak şu oadaya git çok güzel.” eliyle geride bıraktığımız bir odaya işaret etti. Ben hemen orya gitmek üzere harekete geçtim.
“Cep telefonumu vereyim sana, benimkisi daha güzel fotoğraf çekiyor.” diye bağırdı.
“Siz de kalsın. Cep telefonunuzu alırsam size istediğim zaman ulaşamam.”
Odanın kapısına ışıltılı süler asmıştı. Ritmik bir müzik çalıyordu. Odanın içinde dört kişi vardı. Ben ilk sağ taraftaki orta yaşlı kadını gördüm.
“Merhaba” dedim kadına.
“Hoş geldin yavrum.” dedi kadın sonra benim sırtumın dönük olduğu tarafa bakarak “Dilek bak ablalar geldi, gördün mü?” dedi.
Arkamı döndüğümde yatağın üzerinde sırtını duvara dayamış çok çok şişman bir kız çocuğu gördüm. İri yarıydı. Yüzünde tatlı bir gülücük vardı, dişleri görünüyordu. Btün vücudu yatağın üzerinde bir yığın gibiydi.Göz göze geldik, bir süre birbirimize baktık. O kadar güzel bir kalbi, ruhu vardı ki enerjisi kalbime değdi. Ellerimde, avuçlarımda bir sıcaklık hissettim. Gözlerimi ondan alamıyordum; çok güzeldi. Uyandım…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir