FREUD BENİ RAHAT BIRAK

Çekirdek Kadro’yla (Fareli Köyün Kavalcısı, Peter Pan, Uyuyan Güzel) operaya gidecektik. Öncesinde oraya yakın bir restoranda balık yemeye başladık. Çekirdek Kadro yemekten o kadar keyif aldı ki yerinden kıpırdamak istemedi. Ben tek başıma operaya gittim. Dışarıda salona girmek için beklerken operanın gösterim yerinin değiştiğini söylediler. Küçük bir minibüse binip Urla taraflarında bir yere geldik. Herkes araçtan indi. Şöför arabadan inerken “Yolun bundan sonrasını sen kendin gideceksin, direksiyona geçsen iyi edersin.” dedi. Bir şey söylememe fırsat kalmadan gitti. Bende şöför koltuğuna oturdum, aracı çalıştırdım gaza basıp ilerlemeye başlar başlamaz direksiyon yerinden çıktı ve elimde havada kaldı. Araba kendi başına savrulmaya başladı. Neyse ki zamanında frene basıp aracı durdurmaya başardığım için herhangi bir kaza olmadı.

Hava kararmaya başlamıştı. Bilmediğim bir sahil köyündeydim. Deniz kıyısındaki anayola çıktım. Oradaki insanlara operaya nasıl gidebileceğimi sordum. Bir buçuk saat uzaklıktaymış ve oraya giden araç yokmuş. Bir tek taksiyle gidebilirmişim. Taksici 200tl isteyince gitmekten vazgeçtim. İzmir’e geri dönebilmem için herhangi bir araç yoktu. Birlikte buraya geldiğim insanlar neredeydi? Artık hava karanlıktı ve yolda yürümeye başladım, kalacak bir otel, pansiyon türü bir şeyler aramaya başladım. Önünden yürüdüğüm evlerin içinden yaşlı bir teyze çıktı geldi yanıma:

“Çocuğum sende mi yolunu kaybettin?”
“Ben de mi? Burada insanlar hep yolunu mu kaybediyor?”
“Yolunu kaybet ki doğru yolu bul evladım.”
“Burada kalacak bir pansiyon ya da otel var mı?”
“Yok, istersen bu gece misafirim olabilirsin.”

Komplekslerimi çok sevdiğimi söylemiş miydim:))
https://tr.pinterest.com/pin/297519119125324083/

Teyzem bana yemek verdi, temiz yatak verdi. Uyudum. Sabah uyandığımda kahvaltım da hazırdı. Sonra teyzemin oğlu geldi. Oğlu kimdi biliyor musun? Freud’un gençliği. Ben hemen terapi koltuğuna yattım. Anlattım sana anlattığım herşeyi büyük bir şey başarmış edasıyla. Freud beni ciddiyetle dinledi.
“Bunların hepsi ergenlik problemleri. Büyümeyi red eden bir çocuğun şikayetleri.”
“Ben size fikrinizi sormadım ki?”
“Sen anlattın, ben yorumladım. Benim işim bu, hayatımı buna adamışım.”

Ben takdir beklerken adamın dediğine bak. Tamam yaşantım biyolojik yaşıma göre 15-20 sene geriden gidiyor olabilir. Ama huzurlu ve mutluyum, yetmez mi? Daha ne istiyor ki benden? Tam bitti diyorum yeni bir şeyler önüme çıkıyor.

Oysa ki ben burada yazmayacağım türden rüyalar görüp kafam karışık değilde mutlu mutlu uyanmayı tercih ederdim. Seni de bu konuda şöyle bilgilendirirdim.

“Bugün bir rüya gördüm… Boşlukları sen tamamla.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir