YANAN MUHTEŞEM YOLDAŞ SINIFLAR:))

İngilizce öğretiminde ingilizce şarkılar çok iyi bir malzemedir. Öğrenci sokak dili hakkında fikir sahibi olur, yeni kelimeler öğrenir ve en önemlisi telafuzu gelişir. Bu sene bir değişiklik yaptım ve öğrencilerden sevdiği şarkıları hazırlamalarını ve sınıfa fotokopi çektirip getirmelerini istedim. Tabi ki bu işlemi yapmadan önce hazırladıkları metni bana yolluyorlar ve ben kontrol ediyorum. Bu hafta Alicia Keys ‘Girl on Fire” parçasını hazırladı bir öğrencim.

Derste öğrenciler bana sordu: “Hocam Aleyna Tilki’yi seviyor musunuz?”
Açıkçası konunun buraya nereden geldiğine dair hiçbir fikrim yoktu.
“Evet bence çok başarılı. İnsanlar çok genç olduğunu söylüyorlar ama bence yeteneğin yaşı yoktur.”
“Hocam ama saçma sapan şeyler söylüyor yok avukat olacakmış, yok kitap yazıyormuş. Bunların hepsini bir arada yapamaz.”

“Neden kendinizi sınırlıyorsunuz? Sadece bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Pek çok işi aynı anda yapıp hepsinde başarılı olabilirsiniz. Benim üniversitede bir hocam vardı hem iki büyük ödüle sahip bir yazar, hem professor hem de iki çocuk annesiydi. Bunların hepsini aynı anda yapmış.”

“Hocam ama Aleyna Tilki ona buna satışıyor, garip garip şeyler söylüyor.”

“Bu o sektörün olmazsa olmazı. Dikkat çekmek ve hakkında konuşulması için yapıyor, hatta yaptırılıyor. Bakın biz bile derste ne konuşuyoruz?”

“O bir proje değil mi hocam?”

“Evet o sadece bir proje ve geleceğinin ne olacağını sadece kendisi belirler. Her şey de olabilir hiçbir şeyde, ona bağlı. Arkadaşlar Aleyna Tilki bugün var yarın yok ama ingilizce bize hep lazım. Şarkımızı yapalım, hatta söyleyelim.”

“Hocam biz söyleyemeyiz, Türkçe bir parça yapalım.”

“Arkadaşlar sizden bir Aleyna Tilki olmanızı beklemiyorum. Buradaki amacımız telafuzumuzun gelişmesi. Şarkı söylerken de ingilizce konuşmuş olabiliyoruz.”

Bir şarkı söyledik anlatamam. Herkes tüm çoşkusuyla Girl on Fire söyledi. Sınıftaki sinerji inanılmazdı. Hepimiz yandık☺ Bundan sonra her ders sonunda bir şarkının sözlerine bu şekilde eşlik edeceğiz. Bundan sonra o sınıfın ismi “Class on Fire”.

Tenefüstede hemen Aleyna Tilki “Sen Olsan Bari” çalmaya başladılar. Onlara bu şarkıda da eşlik ettim biraz. Çok eğlenceliydi. Sonra yüzümde kocaman bir gülümsemeyle ofise gittim. İkinci ders sonunda yine “Girl on Fire” söyledik.

Bir diğer sınıfımdaki öğrenci de Sia’dan “The Greatest” şarkısını hazırlamış. Ona eşlik etmesi biraz zor… Diğer yandan mesajı çok net: “I am free to be the greatest alive ( Yaşayan en mükemmel olmak için özgürüm.)”. O sınıfın adı da “The Greatest” oldu.

Bir sınıfım daha var. Onlarla şarkı dinleyebilecek vaktimiz kalmadı. Diğer yandan onlar kendilerine bir isim bulmuşlar: “Traveller Melike’s Comrades (Gezgin Melike’nin Yoldaşları)”. :)))

Bu sene okuldaki programım, derslerim, öğrencilerim ve yönetim hiç olmadığı kadar iyi. Halimden çok memnunum. Sanırım bu derslere de yansıyor.

Adil, ileri görüşlü, objektif ve modern yönetim; motivasyonu yüksek öğretmen.


She’s just a girl, and she’s on fire
sadece bir kız ve yanıyor
Hotter than a fantasy, longer like a highway
Fantaizden daha sıcak, otoban gibi uzun
She’s living in a world, and it’s on fire
bir dünyada yaşıyor ve yanıyor
Feeling the catastrophe, but she knows she can fly away
Felaketi hissediyor ama uçarak kaçabileceğini biliyor

Oh, she got both feet on the ground
İki ayağı da yerde
And she’s burning it down
ve yanıyor
Oh, she got her head in the clouds
Kafası bulutlarda
And she’s not backing down
ve geri adım atmıyor

This girl is on fire
Bu kız yanıyor
This girl is on fire
Bu kız yanıyor
She’s walking on fire
Ateşte yürüyor
This girl is on fire
Bu kız yanıyor

Looks like a girl, but she’s a flame
Kıza benziyor ama o bir alev
So bright, she can burn your eyes
ço parlak, gözlerini yakabilir
Better look the other way
başka tarafa baksan iyi edersin
You can try but you’ll never forget her name
Deneyebilirsin ama asla onun adını unutamazsın
She’s on top of the world
Dünyanın tepesinde
Hottest of the hottest girls say
Ateşlilerin ataşli kızlar söylüyor

Oh, she got both feet on the ground
İki ayağı da yerde
And she’s burning it down
ve yanıyor
Oh, she got her head in the clouds
Kafası bulutlarda
And she’s not backing down
ve geri adım atmıyor

This girl is on fire
Bu kız yanıyor
This girl is on fire
Bu kız yanıyor
She’s walking on fire
Ateşte yürüyor
This girl is on fire
Bu kız yanıyor

Everybody stands, as she goes by
O gelirken herkes ayağa kalkıyor
Cause they can see the flame that’s in her eyes
Çünkü gözlerinin içindeki ateşi görebiliyorlar
Watch her when she’s lighting up the night
Geceyi aydınlatırken onu izle
Nobody knows that she’s a lonely girl
Kimse onun yalnız bir kız olduğunu bilmiyor
And it’s a lonely world
ve yalnız bir dünya
But she gon’ let it burn, baby, burn, baby
ama o yakacak, bebek, yak, bebek

This girl is on fire
Bu kız yanıyor
This girl is on fire
Bu kız yanıyor
She’s walking on fire
Ateşte yürüyor
This girl is on fire
Bu kız yanıyor

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir