BEN GELDİM

Hiç hayatının her hangi bir döneminde herkesten ve herşeyden uzaklaşmak istedin mi? Sessiz sedasız alıp başını bilmediğin tanımadığın bir coğrafyaya sana tamamen yabancı insanların arasına karıştın mı? Bir süreliğine bilindik hayatından eksildin mi? Eğer cevabın evetse, peki dönüşün nasıl oldu? Nasıl açıkladın kendini hayatını eksiltiklerinden? İşte ben şimdi, tam şu anda klavyemdeki harfleri itinayla seçerken bunu düşünüyorum hayalet okuyucum, belki de içimdeki küçük çocuğun hayali arkadaşı, bilemiyorum. Sessizliğim, sessizliğin…

Ben biraz yazının ışıkları olmadan hayatta yol almayı denedim. Belki dedim gerçeklik denilen o kavramı bu sefer yakalarım, bu sefer başarırım dedim. Ben gerçekliğin benim ülkemde benim şartlarımda bulamayacağımı düşünmüş ve yanılmışım. Dünyanın neresi olursa olsun her insan bir dünya ve her grup kendi içinde garip kuralları olan ayrı bir dünya . Eğer sorguluyorsan ve düşünüyorsan herşeyin dışındasın… Dışarıda kalınca tek bir çare kalıyor sana yazmak ve okumak. Her anımı, her duygumu küçük defterime adım adım not ettim. Önümüzdeki günlerde bu notlarımı allayıp pullayıp kendi evrenimde senaryolaştırıp tek tek yazacağım. Hem gerçek hem de gerçek dışı; bu yüzden sadece benimle kalacak bir gizemden ibaret .

Ve bol bol okudum. Sabahattin Ali, Büşra Küçük, Aslı Erdoğan, Roald Dahl ve biraz da Saftirik… Ayrı ayrı dünyalar farklı yaşam deneyimleri benim hayatımla bütünleşti, benim anda yaşadıklarıma eşlik etti. Yeni insanlar tanıdım; bazılarına kızdım; bazılarıyla yiyip içip gezdim, bazısıyla flört grişimlerinde bulunup elim boş döndüm. Bazılarıyla entellektüel sohbetler ettim ki bu benim en sevdiğimdi : konuşup tartıştıkça ne kadar değerli bir eğitim aldığımı anladım. Okuma ve yazmanın dışında sert coğrafi koşullarda fiziksel olarak beni zorlayan işler yaptım. Hiç kilo verememişim ama epey kaslanmışım. Tabi ki kaslanmaya devam…

O yerlere göklere sığdıramadığım yoga bir anda sihrini yitirdi. Anladım ki asıl önemli olan yaşamak ve yaşamak aslında tek kişilik bir eylem. Hiç kimse ya da hiç bir grup sana nasıl yaşaman gerektiğini söyleyemez. Çünkü ben insanım, evrenin içinde hem çok önemli, bir o kadar da değersiz minicik bir noktayım. Neden orada olduğumu ve ne yapmam gerektiğini sadece ben bilirim çünkü herkes kendi doğrusu bilir. Tabi kendi doğrunu bilmek ve onun peşinden gitmek cesaret ister. Eğer derdin herkes tarafından sevilip kabul görmekse sen hep başkalarına muhtaçsındır aslında… Özgürleşmek bilinçle olur ve her noktanın ayrı bir bilinci vardır.

Her ne olursa olsun bu ülkeden kopmak istemediğimi, ailemin burası olduğunu anladım. Ben ait olduğum topraklarda, ait olduğum kültürle mutluyum. Bundan sonra ki seyahatlerimi Türkiye’de hiç gitmediğim yerlerde yapacağım. Bilmiyorum belki de uzun süre hiç seyahat etmeyip sadece yazacağım. Belki de…

Kısaca ben döndüm hayalet okuyucum ve seni çok özledim. Sana önümüzdeki zamanlarda her şeyi tek tek anlatacağım. Bugünlük bu kadar. Nice güzel bayramları hep birlikte karşılamak deileğiyle şimdilik hoşça kal. Aileme, Ab-ı Hayal’e gitmek üzere yola çıkacağım birazdan. Anladım ki herşey sevdiklerinle, sana emek verip seninle olmaktan asla vazgeçmemiş insanlarla güzel.

Şunu bil, sen benden vazgeçsen bile artık ben senden hiç vazgeçmeyeceğim…

Sevgiyle

Melike

İŞTE TOSKANA DAĞLARDAKİ DENEYİMİMİN ÖZETİ…

12 thoughts on “BEN GELDİM

  1. Bence bir çocuk sahibi olsanız hayatı bu kadar sorgulamazsınız. herşeye sahipsiniz. zaman , iş güç, sağlık, gençlik. Yani zirvedesiniz zaten.

    1. Hahaha neden olmasın? Kadere inanırım:) Diğer yandan bu dünyada herkes evlenip çocuk doğurmak zorunda değil, evlenmeden de çocuk doğurmak ya da doğurmamak zorunda değil. Ben hep içimdeki çocuğu büyütmeye özen gösterdim. Tabi ki bu dünyaya yeni bir canın nefes vermesine vesile olup onun yaşamak için gerekli donanıma sahip olması için emek vermek de apayrı bir deneyim.
      Zirvede olmak nedir sizce? Zirvede olunca çocuk mu yapmak gerekir? Kusura bakmayın böyle ardı arkası kesilmeyen soru yağmuruna tuttum sizi çünkü bu söylemle çok karşılaşıyorum. Sadece anlamaya çalışıyorum.

      sevgiyle
      Melike

      1. Zirvede olduğunuz yani herşeyi elde ettiğiniz için sorguluyorsunuz demek istedim. Yoksa zirvedeyken çocuk yapılmaz. Zirveye doyduktan sonra yapılır 🙂
        Zirvede olmak sevdiğin bir işi yaparak maddi kazanç elde etmek, fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı olmak ve zaman sahibi olmak. Bence zirve bu. Hepsini bir arada bulabilen çok az insan vardır. bunu anladığında da yaş geçmiş oluyor.

        1. Ben kendimi bildim bileli sorgularım. Bu benim doğam. Aklıma ve yüreğime uymuyorsa eylemde bulunamam. Bazı evrensel doğrular olmasının yanında, her insanın biricik bir hayatının olduğunu ve kendine özel olduğunu anlamam zaman aldı. Kendimi tanırken kendi doğrularımı buldum, bulduğum doğruları sorguladım; bazen -tıpkı bu yazı dizisinde anlattığım gibi- yönümü değiştirdim. Allah’a şükürler olsun ki sağlığım ve ekonomik imkanlarım oldu. Yolumda hala ilerliyorum, zirvede falan değilim bence, sadece şu anda doğru yolda olduğuma eminim. Hiçbir şey için geç olmadığını düşünüyorum. Allah, evren, hayat her neyse insana sadece ihtiyacı olan deneyimleri yolluyor. Ben her anıma şükrediyorum, deneyimlerim acı verse de şükrediyorum…İsyan etsem de içimden şükrediyorum… Bir gün belki bir çocuğum olur sevdiğim adamdan, belki bir çocuk evlat edinirim ya da çok param olur kimsesiz çocuklara yardım ederim; her ne olursa olsun bir şekilde çocukların hayatından geçerim… Kim bilir?

    1. Paylaşmak çok güzel bir duygu. Biraz önce sizin sitenize hızlıca baktım, çok güzel görünüyor. En kısa zamanda detaylı okuyacağım. İyi ki kelimelerimiz var ve onlarla cümle kurabiliyoruz:))

      sevgi ve ışıkla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir