21. YÜZYILDA EĞİTİM ÖĞRETİM VE DİĞERLERİ

Vaktiyle Güzel Sanatlar Fakültesinin dramatik yazarlık bölümünün yüksek lisans sınavına girmiştim. Dramatik olan kısmı yazarlık için katlanmam gereken bir konu gibi gelsede; üniversite yıllarımda oyunculuk bölümünde okuyan arkadaşlarım sayesinde bol bol tiyatroya gidip okumam dışında hiçbir ekstra çalışma yapmamıştım. Deli cesareti olsa gerek sınavı kazanabileceğime inanıyordum. Tabi ki beni almadılar hayatlarını tiyatroya adamış; gece gündüz okuyan, hiçbir oyunu kaçırmayanları tercih ettiler. Nedense buna içerlenmiştim. Yani beni de alabilirlerdi. Daha çok bilgi o alanda iyi olmaya, bir fark yaratmaya yeter miydi? Belki biri bana inansaydı ya da ne biliyim oralarda bir yerlerde arkamda durabilecek hatırı sayılır tanıdıklarım olsaydı ve kazansaydım, belki de dramatik bölümünü de sevecek ve ortaya çok ilginç eserler çıkarabilecektim. Bence girdiğim sınav bir kriter değildi. Tabi beni kim dinler? Allah’tan teknoloji gelişti ve kendime bir site açabilmeyi akıl edebildim. Kendi kendime düşünüp taşınıp açıklamalar yapıp okuyucularım olduğunu, olabileceğini varsayıp yazabiliyorum.

Yukarıda yazdığım aklıma 21. Yüzyılda İngilizce Eğitimi başlıklı semineri izlerken geldi. Biraz erken doğmuşum galiba dedirtecek bir yüzyılda ilerliyoruz. ÇÜNKÜ…

“Babamın hayatı boyunca sadece bir işi oldu. Benim zaman içerisinde altı işim oldu; çocuğumun aynı zamanda altı işi olacak.”
Bu yazıyı okur okumaz yaşıma başıma bakmadan adama “Size baba diyebilir miyim?” demek geldi içimden. Kendimi bildim bileli tek düze bir hayattan korktum. Bu yüzden çalışma hayatım sırasında da işimi layıkıyla yapmanın yanında pek çok farklı konuyla da ilgilendim. Bunlar zaman içinde elendi ve şu anda sadece yoga yapıyorum ve yazıyorum. Bu iki hobimde ingilizce öğretme mesleğimde çok işe yarıyor. Nasıl mı?
Merdiven modeli: önceden insanlar bir konu üzerinde uzmanlaşmaya inanırdı. O konu üzerinde çok çalışıp yavaş yavaş bilgi ve deneyimi kazanıp zirveye tırmanmak; o konuda bilirkişi olmak. Eğer bir dahi değilseniz bir konuda bilirkişi olmanın size yaşam içinde ne gibi faydalar sağladığını biri bana anlatabilir mi?
Kafes modeli: Hayat düz bir çizgiden oluşmaz. Hayatın tarif edilemez bir yer kaplama alanı vardır. Eğer onu merdiven gibi tırmanmaya kalkarsan sadece tırmandığın kadarını görürsün. Çaprazlama ilerlersen onun biraz daha geniş bir perspektiften keşfedebilme şansını yakalayabilirsin. Bu da yaşama bakış açında epey bir fark yaratır. Hele ki edindiğin farklı deneyimleri birbirleriyle olan bağını çözebilirsen, işte o zaman hayatın keyfini de çıkarmaya başlayabilirsin.

Demem odur ki 21.yüzyılda insanlar daha bir eğlenceli daha bir renkli olacaklar. At gözlükleriyle sadece önlerine bakmadıkları içinde değişikliklere açık olacaklar ve farklılıkları destekleyecekler. Farklılıkların arasında bağları çözüp şu anda hayal bile edemediğimiz yenilikleri hayata katacaklar. Bu yüzden de 21.yüzyılın eğitim ve öğretiminde dört unsur baz alınacak, hatta bazı eğitim kurumlarında alınıyor.

1) KRİTİK DÜŞÜNME: bilgi sana aktarıldığı zaman ezberlemek değil. Soru sormak, didikleyici sorular; mesela NİYE? Niye soru sormamız gerekiyor kritik düşünce için?
2) YARATICILIK: Eskiden bilgiye ulaşmak çok zordu. Artık herşey akıllı telefonlarımız sayesinde elimizin altında. Ezberlememize, çok bilmemize gerek yok çünkü artık ansiklopedilere ihtiyaç yok.
Bilginin dönüştürülmesine ihtiyaç var. Bireyin ne bildiği değil o bilgiyi yaratıcılığıyla dönüştürüp kendisini nasıl ifade ettiği önemli.
3) İLETİŞİM: Kendini bilmek, ne olduğunu, ne istediğini bilmek ve bunu doğru kelimlerle, doğru kişilere kibarca ifade edebilmek. İnsanlar böyle anlaşıyor.
4)İŞBİRLİĞİ: İnsanların birbirlerinin eksiklerini tamamlayıp ortak bir iş yapması. Farklı renklerden oluşan bir mozaik gibi… Artık tek başına herşeyi yapmak devri bitti. Paylaşarak çoğalıp bütünleşiyor insanlar.

Yukarıdaki dört beceriye baktığımız zaman hiçbirisinin bilgiye dayanmadığı çok açık. Bilgiyi bir top kumaş gibi düşünün; herkesin bir top kumaşı var artık. Mesele o kumaşla ne yaptığın?Tek başına birşey başarabilmen neredeyse bir mucize. Herşey iyi bir ekiple gerçekleşiyor. Bu ekibin farklı becerilerle donanmış olması çalışmayı o kadar güzel kılıyor.

2 thoughts on “21. YÜZYILDA EĞİTİM ÖĞRETİM VE DİĞERLERİ

  1. Merhaba,
    Doğrusu umarım sizin düşündüğünüz şekilde gelişmeler yaşansın. Benim gördüğüm insanların birbiri ile rekabeti. .
    Özellikle iletişim ve işbirliği konusunda dilerim eğitimin içine girebilir. ..

    1. Yürekten katılıyorum ve deneyimliyorum… Diğer yandan görüneni doğru saymamak, doğruya olan inancı ve sabrı korumak da önemli…

      yorumunuz için çok teşekkürler

      sevgi ve ışıkla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir