ŞUNDAN BUNDAN HAYATIMDAN

Rahatlayan programımla yavaş yavaş kendi hayatımı buluyorum. Ne mutlu bana ki bu dönem eskisinden çok daha güçlü ve mutluyum. Yeni hayatıma yavaş yavaş yerleşiyorum.

Ev işlerini yoluna koydum sayılır. Alınacak bir abajur kaldı sadece; bir de masa örtüsü… Güzel, huzurlu bir ev oldu. Geçen gün çay makinesinde birikmiş kireci temizlemek için içine iki litre sirke koyup kaynattım. Bütün ev bir hafta kaynamış sirke koktu. Bu sanki traji komik bir durumdu.

Çalışma odamdan bir kesit

Yaklaşık on yıllık bir aradan sonra fitness antremanlarına başladım. Neden diye sorarsan hiçbir ağrım olmamasına rağmen belimin alt kısmının sağ ve solu arasında farklılık hissediyordum; özellikle araba kullanırken. Fitnessa oradaki kasları güçlendirirsem iyi gelebileceğini düşündüm. Mahalledeki spor salonuna yazıldım. Antrenör çok iyi çıktı diye düşünüyorum. Aradan iki hafta geçmesine rağmen hisssettiğim olumsuz hisler yarı yarıya azaldı. Diğer yandan küçük bir problemle baş etmeye çalışıyorum. Hocam öyle ağır bir program hazırladı ki, özellikle bacak antremanından sonra oniki saat uyuyup iki gün kendime gelemedim. Bunun üzerine ikinci bacak antremanı öncesi bir kavanoz tahin pekmez yedim, midem çok bulandı… Bir sonraki için kendime meyve, fındık, bademden oluşan bir smoothy hazırlamayı düşünüyorum… Kendini fitnessa adayıp taş gibi bir vücuda kavuşmuş ağabeyim bacak antremanın büyüme hormonunu salgılanımı sağladığını söyledi. Bu beni çok motive etti. Büyüme hormonuyla geçen zamanı sabitleyebilir miyim☺)

Gençliğin sırrı bacaktaymış:)))

Katıksız’la pek bir sık görüşür olduk. Bugün İzmir Devlet ve Operasındaki klasik müzik konserine gittik. Ünlü bestecilerin parçalarının kısa bir bölümünü seslendiren altı mini konser vardı. Biraz müzik aletleri arasındaki farklılıkları öğrendim; kemanla viyolanın farkı gibi… Çok fazla izleyici yoktu. Konser sırasında instagramda etkinliği canlı paylaşayım derken biraz cep telefonunun azizliğine uğradım. Hala android kullanmayı öğrenemedim ben… Parasızlıktan apple alamıyorum☹ Neyse arka sıradaki kadınlar beni uyardı. Ben de cep telefonumu çantama koydum. Katıksız kıkır kıkır güldü. İki saatlik bir arınmaydı konser,kendimi çok iyi hissettim. Normalde evde ya da arabada klasik müzik dinlemem. Gerçekten usta sanatçıların yorumuyla özenle seçilmiş besteleri canlı dinlemek sıradan bir müzikseveri bile etkileyebiliyor.(benim gibi)Katıksız’la sık görüşmenin ötesinde sabah akşam bir birbirimize günaydın, iyi geceler mesajları videoları yolluyoruz…

Bilin bakalım hangisi viyola hangisi keman?

Hayatımdaki en büyük değişiklik sanki bir uzuvummuş gibi her yere birlikte gittiğim arabamı daha az kullanır olmam. Yeni evim düz ayak ve toplu taşıma çok yakın. İş saatlerimde sabah sekiz akşam beş olmadığı için kalabalığa kalmıyorum. Özellikle metroyu kullanırken kitap okuyan insanlara rastlıyorum. Zülfü Livaneli’nin Serenad’ı gördüm çok. Mutlu oluyorum. Toplu taşım araçlarıyla ben de daha çok okumaya başladım.

Okumaya dair hayatımda yeni bir değişiklik daha var. Hindistan dönüşü Dubai havalanından kendime bir kindle almıştım. Ne büyük rahatlıkmış, icad eden bin yaşasın. Led ışıklı olduğu için geceleyin lambayı aç kapa derdin yok, sayfa çevirmek yerine ekrana dokunuveriyorsun, ingilizce bilmediğin kelimeye dokunuyorsun karşına anlamı çıkıyor. Bir deeee internetten pek çok kitabı ücretsizde yükleyebiliyorsun ya da sana ulaşması en az üç gün sürecek kitapları anında okumaya başlayabiliyorsun. Kindleımı seviyorum. Bugün Serenad’ın pdfsini yükledim; yarın başlayacağım.

İşte benim potansiyel Babil kitaplığım:)))

Bu eve bakmaya geldiğimde ağustos ayıydı. Ağustos sonları… Her yer buram buram gül ve yasemin çiçekleri kokuyordu. Yasemin kokusunun ben de hypnotize edici bir etkisi vardır. Doğum büyüdüğüm mahallenin kokusudur yasemin… Belki de sırf bu yüzden alelacele bu evi aldım… Yıllardır çocukluğumda buram buram içinde yaşadığım yasemin kokusunun parfümünü aradım. En son Calvin Klein’ın Beauty adlı parfümünü almıştım ama aradğım kokuya dari sadece bir kaç notası vardı. Aradığım parfümü tesadüf eseri bulduğumu söylesem. Ve bugünlerde hem evimin sokakları hem de ben yasemin kokuyorum desem. Dubai havaalanında bir markete girmiştik. Orada Dubai markası çiçek kokuları satılıyordu. Çok ucuz olduğu için bir tane yasemin kokulu parfüm aldım. İşte o parfüm istediğim nota hem de kalıcı. Dilerim bittiğinde tekrar bulabilirim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir