1 KADIN 3 ŞAİR: OLAY NEDİR?

“…beni kendime ördüğüm kozanın dışına çıkarmaya çalışıyordun, farkındayım. belki bazı kişilikler, kozadan çıkmak istemiyorlardır; o, ölüm kozası bile olsa…” Tomris Uyar – Aramızdaki Şey

Pazar günleri evde olmayı seviyorum. Bazen semt pazarına çıkıyorum, taze İzmir otlarından, köyden gelen mevsim sebzelerinden alıyorum. Bu aralar bol bol cennet hurması tüketmeye çalışıyorum; hem şeker ihtiyacımı fazlasıyla karşılıyor, hem de çok iyi antioksidanmış. Cennet hurmasını ezip içine dövülmüş ceviz, chia ve tahin katınca epey lezzetli oluyor.

Bu Pazar uzun süredir ötelediğim romanım üzerinde çalıştım. Oturdum baştan sona okudum düzeltmeler yaptım. Ve kendi kendime bir söz verdim: Artık yazarken kendimi sürekli eleştirip, yerden yere vurmayacağım, sadece yazacağım ve yazdıklarım defalarca okuyup geliştireceğim. Anladım ki kendimi acımasızca eleştirdikçe kitleniyorum ve tıkanıyorum: “Bu kadar kötü bir yazarsam neden vaktimi boşa harcıyorum ki?” diye düşünüyorum. Artık bu düşünce kalıbımı değiştirdim. Kendimi acımasızca eleştirmeye başladığım zaman şu cümleleri tekrarlayacağım:
“Bu hayatta herkesin bir yolu, herkesin bir yaratılış sebebi var. Hayat amacının ne olduğunu yapıp ettiklerinin seni nereye götüreceğini bilebilmenin de tek yolu var. Yürümeye devam etmek, doğru olduğunu hissettiğin yoldan asla sapmamak. Yolun nereye çıkacağını yaşayarak göreceksin…”

Pazar günü bütün yazdıklarımı tek tek okudum ve akşamüstü beyinen yoruldum. İşte tam o anda telefonum çaldı: Zeyno.

“Ne yapıyorsun? Hasta mısın?”

“Farenjit hala ben buradayım diyor ama iyiyim. Çok çalıştım bugün yoruldum.”

“Harika hadi yürüyüşe çıkalım açılırsın. Sahil rüzgarlı olur; Karşıyaka’nın ara sokaklarını gezeriz. Ben de eski mahallemi anarım böylece.”

Gerçekten de yürüyüş iyi geldi. Karşıyaka’nın iç tarafında halen daha küçük butikler ve kitapçılar var. Büyük alışveriş merkezlerine rağmen varlıklarını sürdürebilmişler. Baykuş kitabevinin vitrinini incelemeye başladık (Eskiden kitapçı vitrinlerinin önünde mutlaka durur ve oradaki kaç kitabı okuduğumu sayardım.) Gözüme Tomris Uyar’ın YKY’den çıkan “Bütün Yazıları” ve “Bütün Öyküleri” kitabı takıldı. Tomris Uyar’a ait hiçbir şey okumamıştım.

“Nedir bu Tomris Uyar’ın olayı?” diye sordu tam o sırada Zeyno. Aklıma geçen sene öğrencilerimin Tomris Uyar’la ilgili hazırladığı sunum geldi. Sınıfta epey gülüşme olmuştu.

“Yaratıcı, zeki, üretken, güzel ve akıllı bir kadın bütün şairleri aşık etmiş kendine.”

“Şimdi niye böyle aşklar yok?”

“Eskiden erkekler daha duygusalmış, çünkü şiirle bağları varmış. Türk Musikisi korosunda da hoca bestecilerin hayatını anlatıyor, hepsi aşk adamı…Artık kalmadı onlardan…”

“Yine de kim bu Tomris Uyar? Onda ne vardı da dört adam aşık oldu ona?”

“Kimdi onlar?”

“Ülkü Tamer, Cemal Süreyya, Turgut Uyar, Edip Cansever…”

“Evet ya ne varmış Tomris Uyar’da merak ettim?”

Tomris Uyar, 1941 yılında gazeteci ve şair hukukçu Ali Fuat Gedik ve avukat bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Öykü yazarı ve çevirmen olarak yazın dünyasına adım atmış. Poe’nin ve Borges’in eserlerini çevirmiş. Papirüs Dergisinin kurucularından; Yeni Dergi, Soyut ve Varlık Dergilerinde deneme, eleştiri ve kitap tanıtımları yazmış. “Yaza Yolculuk” (1987) ve “Yürekte Bukağı”(1980) eserleriyle Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazanmış.

Tomris Uyar, yazıp ürettikleriyle birlikte onun için yazılan şiirlerle de ölümsüzlüğünü sürdürüyor.

Herkes seni sen zanneder.
Senin sen olmadığını bile bilmeden,
Sen bile
Seni ben geçerken
Derim ki,
Saati sorduklarında;
Onu ”O” geçiyordur
Kimse anlam veremez.
Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
Ettirmek istiyor musun demezler.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yelkovana küskündür.
Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kalsın, hiç değilse
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

Turgut Uyar

“Turgut, her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak; ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda, boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım.” Tomris Uyar

Cemal Süreyya’nın Tomris Uyar’a Yazdığı şiir Sezen Aksu’nun sesiyle…

“evine bağlı, evinde olmayı seven bir adam Cemal Süreyya -akşamları eve biraz geç gel yahu, bir erkek hiç dolaşmaz mı- dedim. ertesi gün altıyı çeyrek geçe geldi, sonraki gün altı buçuk. normalde altıda gelirdi. bir gün toz aldım, bezi silkelemek için pencereden eğildim ki kapının önünde oturmuş saatin dolmasını bekliyor” Tomris Uyar

Edip Cansever’in Tomris Uyar’a doğum gününde yazdığı şiir:

“Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı
Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
Oysa güneş pek batmadı senin evinde
Söyle, ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç?”

”Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana.”

Sonuç olarak Tomris Uyar’dan etkilenmemek mümkün değil. Şiir gibi bir hayat yaşamış görünüşe göre. Hiç Şiir Yazmadığı Halde İkinci Yeninin ‘Olmazsa Olmaz’ı Tomris Uyar’mış… fakat hala Zeyno’nun sorusunu cevaplayamadığımın farkındayım: Tomris Uyar’ın olayı nedir?
Aşk nedir, nasıl bir şeydir? Bildi galiba…

4 thoughts on “1 KADIN 3 ŞAİR: OLAY NEDİR?

  1. Tomris Uyar’ı bende hiç okumadım ama bu yazıdan sonra kesinlikle okumak istiyorum.
    Aşk bence bir kayboluş insan aşık olduğunda,sevdiğinde kendisini kaybettiğini düşünüyorum. Mantıkla açıklayamayacağımız bir duygu 🙂 Yazı için çok teşekkürler

    1. Ben de okumadım:( İnternetten bir kaç kitabını indirdim. Bakalım niyetliyim. Aşk çok özel bir duygu, haklısınız bence de sevdiğin insanda kaybolduğun bir duygu:)

      Varlığınız için çok teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.